Gülses Gazetesi

Switch to desktop

Gülses Gazetesi - Anasayfa
V.N: 1228
Devamını oku... 0
Önümüzdeki genel seçimlerde aday olup olmayacağına ilişkin açıklamada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Vedat Şenol, "Aday olmayı düşünen başkanların 25 Aralık'a kadar istifa etmesi gerekiyor. Ben bu genelgeyi dikkate alarak, Isparta'da ön seçim yapılması kaydıyla istifamı verebilirim" dedi.   CHP İl Başkanı Vedat Şenol, hafta sonu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile görüştü. Gerçekleştirilen toplantıyı değerlendiren Vedat Şenol, "17 arkadaşımızla birlikte ziyareti gerçekleştirdik. Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunduk. Genel Başkanımız aynı gün 42 il başkanına randevu vermiş. Toplantıya bir iki kişi katılırken, biz 17 kişi katıldık. Bu da genel merkezde ilgi uyandırdı. Biz örgüt olarak Isparta'da ön seçim yapılmasını bizzat genel başkanımıza ilettik. Onlar da Isparta gibi illerde ön seçim yapılacağına dair görüşlerini söylediler. Kontenjanın ağırlıklı olarak büyük illerde konulacağını söylediler. Biz Isparta'da kontenjan kullanılmasını istemedik. Basında isimleri çıkan arkadaşları da genel başkanımızla ve Tekin Bingöl ile paylaştık. Her ikisi de şaşırdılar. Bazı kesimler bu isimleri basına verdi. Genel merkezde de ön seçim yapılacağı görüşü hakim." diye konuştu. BİR ŞARTLA İSTİFA EDERİM CHP'de milletvekili adayı olmak isteyen İl Başkanları ve yöneticilerin  en geç 25 Aralık'a kadar istifa etmesi gerekiyor. Ardından illerdeki seçim yöntemi belirlenecek. CHP il Başkanı Vedat Şenol geçtiğimiz haftalarda bu konuyu değerlendirmiş, seçim yönteminin en geç 15 Aralık'a kadar belirlenmesini talep etmişti. Fakat bu gerçekleşmedi. Adaylığı konusunda bilgi veren Şenol, "Milletvekili adayı olmak gibi bir fikrim olursa, genelgeyi de dikkate alarak, ÖN SEÇİM YAPILMASI kaydıyla istifamı verebilirim" dedi.   Aday olup olmayacağı yönündeki kararını yakın çevresiyle görüştükten sonra vereceğini vurgulayan Şenol, "Yakın çevremdeki insanların fikirleri benim için önemlidir. Bu insanlarla görüştükten sonra kararımı açıklayacağım." şeklinde konuştu.
Devamını oku... 0
Isparta’nın ilk özel avlak sahası olarak hizmet veren Tütüncü Avlak Sahası yurtiçinin yanı sıra, yurtdışından da avcıların da ilgi odağı oldu. Kemal Küçüktütüncü tarafından kurulan Tütüncü Avlak Sahası bu hafta Lübnan’dan gelen 6’sı avcı 9 kişilik grubu ağırladı.  EKONOMİK KATKI SAĞLAYACAK Av turizminin Isparta açısından büyün önem taşıdığını söyleyen Kemal Küçüktütüncü “Maalesef av turizmi konusunda Türkiye’de prosedürler çok ağır. Av turizmine gelen kişi sadece avlakta ödediği para ile kalmıyor. Bize bir önceki grupta gelenlerin şehirden 6-7 bin dolarlık alışveriş yaptıklarını duyduk. Bu nedenle Isparta’ya ekonomik anlamda katkı yapacak bir alan” diye konuştu.    YASADIŞI AVCILIK ÇOK FAZLA Türkiye'de avcılık algısının değişmesi gerektiğini ifade eden Küçüktütüncü, "Eline silah alan herkes avcıyım diyerek çıkıyor ortaya. Bizde yasal avcının 3-4 katı yasadışı avcılık var. Bu nedenle devletin üzerindeki yükü atmak ve av sahalarını korumak için bu işi özel sektöre devretmesi gerekiyor. Av sahasını devrettiğinde koruma işi de özel sektöre kalıyor." dedi. 1200 hektarlık bir alanı Milli Parklardan kiralayan firma, bu alanda yerli ve yabancı av meraklılarına keklik ve sülün avlamaları konusunda hizmet veriyor. Türkiye'de aktif olarak çalışan 3 tane avlak sahasının bulunduğunu söyleyen Kemal Küçüktütüncü, "Bunların içinde yabancılara hizmet veren tek özel avlak sahası biziz. Şuan için başka yerlerde yetiştirilen keklik ve sülünleri av sahasına salıyoruz. Fakat üretim izni almak içinde başvuru yaptık. Yabani hayvan üretim belgesi aldıktan sonra burada kendimizde üretmeye başlayacağız." şeklinde konuştu.  YURTDIŞINDAN AVLANMAYA GELİYORLAR Türkiye’den Antalya ve ilçelerinden yurtdışından  ise özellikle Lübnan’dan grupların avlanmaya geldiğini dile getiren Küçüktütüncü, "Anatolia Safari aracılığıyla bize yurtdışından avcılar geliyor. Isparta açısından bu alan yeni, Türkiye açısından da çok yeni. Ama av turizmi önemli bir şey. Av turizmine gelen kişi sadece avlakta ödediği para ile kalmıyor. Bize bir önceki grupta gelenlerin Iyaşpark’tan 6-7 bin dolarlık alışveriş yaptıklarını duyduk. Bu nedenle Isparta’ya ekonomik anlamda katkı yapacak bir alan. Bu kişiler gelir durumları iyi zevk için kalkıp kuş avlamaya geliyorlar. Biz dağı 10 yıllığına kiraladık. Son olarak Beyrut’tan 6 erkek avcı, 3’te eşi toplam 9 kişilik bir grup geldi." dedi. AV LİMİTLERİ DÜŞÜK Türkiye’de bu işin çok yeni bir alan olduğu için izinlerde sıkıntı yaşandığını aktaran Küçüktütüncü, şöyle devam etti; "Başka ülkelerde izinlerin prosedürleri az, av sayısı ile ilgili limitleri yüksek, bizde ise av limitleri çok düşük. Biz sadece keklik ve sülün avına izin verebiliyoruz. Ama gelen kişi domuzda avlamak istiyor. Bizim bu alanda iznimiz olmadığı için av yaptıramıyoruz. Önünden bir tavşan kaçsa nerdeyse vurma tavşanı diye önüne atlıyoruz. Çünkü o tavşanı vurduğunda hem bize hem de av için gelen kişiye ağır cezalar var. Türkiye’de silah kiralamak gibi bir imkan yok. Silah kiralamaya izin verilse bu avcının 10 katı avcı gelir. Örneğin yurtdışından gelecek kişi için av belgesi ile birlikte ruhsatlı silahını alıyor gelinceye kadar 15-20 noktada sorgudan geçiyor. Bu kişiler mühimmat yani fişek getiremiyor. Kendi ülkesinde fişeği 10 TL gibi bir rakama alıyorsa aynı fişeğin bizdeki fiyatı 20-22 TL. Bu nedenle kazıklandığını sanıyor adamlar. Bizim ülkemizde bu kişilere fişek satışı da yasak hem getirtmiyoruz, hem de satışını yaptırmıyoruz. ELİNE SİLAH ALAN HERKES AVCI! Türkiye’de avcılığın değişmesi lazım. Eline silah alan herkes avcıyım diyerek çıkıyor ortaya. Bizde yasal avcının 3-4 katı yasadışı avcılık var. Bu nedenle devletin üzerindeki yükü atmak ve av sahalarını korumak için bu işi özel sektöre devretmesi gerekiyor. Av sahasını devrettiğinde koruma işi de özel sektöre kalıyor. Türkiye’nin bugün için bakıldığında av turizminden geliri yaklaşık 20-25 milyon dolar. Bunun içine keçi, domuz, kuşlar hepsi dahil. ABD’nin 2013 yılında 66 milyar dolar. İspanya’nın 6 milyar dolar, Afrika’nın dahi 500 milyon dolar. Bunun gerçekten bir sektör haline gelmesi gerekiyor. buraya av için gelen kişinin üzerindeki elbisesi yırtılsa onu bile bulamıyor. Bu insanlara iyi hizmet vermemiz gerekiyor.  GRUPLARIMIZ GELECEK Yaklaşık bir yıl oldu avlak sahasını açalı şuana kadar 40-50 kişi geldi. Kıbrıs’tan gelecek 50-55 kişilik grup var. Biz silah veremediğimiz için gelmiyor. Prosedürü çok uzun sürüyor. Bizim avlak sahamızda 12 ay boyunca av yapılabiliyor. Biz sadece ramazan ayı içinde bir ay av yaptırmıyoruz. " PROSEDÜRLER YORUCU Lübnan’dan ava gelen vatandaş Lübnan'dan ava gelen bir vatandaş, dünyanın birçok ülkesinde av turizmi hizmetinin verildiğini belirterek, "Biz internet üzerinden bu şekilde bir yer olduğunu görerek geldik ve çok memnun kaldık. 3 gündür buradayız, yarın geri döneceğiz ama tekrar gelmeyi istiyoruz. Türkiye’ye sadece keklik avı için geldik. Ama prosedürleri biraz yorucu." dedi. Türkiye'de bu alanda hizmet veren az sayıda işletme bulunduğunu belirten ITSO 16. Grup Başkanı Müjgan Cingöz, "Türkiye’de bu alanda çok az hizmet veren özel avlak var. Av turizmi ciddi anlamda zengin turistin gelmesini sağlıyor. Isparta’ya bu şekilde bir tesis kazandırılmış olması bizim için çok sevindirici." ifadelerine yer verdi.   
Devamını oku... 0
İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın da aralarında bulunduğu bazı kişilerin gözaltına alındığı '14 Aralık Operasyonu' Isparta'da protesto edildi.  Isparta Adliyesi önünde dün saat 11’de bir araya gelen Zaman Gazetesi okurları  demokrasi nöbeti eylemi gerçekleştirdi. Eylemde Zaman okurları gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve diğer gazetecilere destek olmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Eyleme Demokrat Parti İl Başkanı Hasan Yalçınkaya ve Aktif Eğitimciler Sendikası şube Başkanı Kemal Aydın’da destek verdi.  Aktif Eğitimciler Sendikası Şube Başkanı Kemal Aydın eylemde yaptığı açıklamada “bugün eğitimde, adliyede, emniyette hemen hemen kamunun tüm alanlarında haksız ve hukuksuz uygulamalara imza atılıyor. Tasfiyeler, sürgünler haksız biçimde görevden almalar birbirini takip ediyor. Bütün bu yapılanların güzel ülkemize neler kaybettirdiği hiç ama hiç önemsenmiyor. Yetişmiş devlet kadroları hızardan geçiriliyormuşçasına kesilip biçiliyor. Türkiye her geçen gün biraz daha fazla kan kaybediyor. Yarın ne olacağı kimse tarafından kestirilemiyor” dedi. AYDIN'DAN YANDAŞLIK VURGUSU Aktif Eğitim Sen Başkanı Aydın “Yaşadığımız ülke her geçen gün nefes almanın biraz daha zorlaştığı bir yer haline geliyor. Devlet olarak tarafı olduğumuz, uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınmış, neredeyse bütün temel insan hak ve özgürlükleri ihlale uğruyor. İşin kötü tarafı ise bu vahim ihlallerin bizzat yöneticiler eliyle gerçekleştiriliyor olması. Biz inanıyoruz ki, yeryüzünde bir insanın veya başka bir canlının hakkını ihlal eden, Yüce Yaratıcı'nın hakkını da gasp etme kabahatini işlemiş olur. Değerli kamuoyu:Bu ülkenin okullarında görev yapan, 7 binin üzerinde tecrübeli ve başarılı idareci; siyasal ya da sendikal taassup taşımadığı için, daha yalın bir ifadeyle "yandaş" olmadığı için göstermelik puanlamalarla tasfiye edilmiş durumda. Baskıcı anlayış Anayasayı ve uluslararası tüm hukuki metinleri hiçe sayarak, milyonlarca öğrencimizin yararlandığı eğitim yuvalarının kapısına kilit vurma arayışında. Dershaneler, kurslar kapatılıyor. Fakat bu yapılırken; buralarda görev yapan, hayatını idame ettiren on binlerce eğitimcinin ve çalışanın akıbetinin ne olacağı hiç mi hiç düşünülmüyor. Demek ki, saraylarda yaşayanlar;toplumun sesini duyamaz, derdini bilemez hale geliyor” dedi. Açıklamasında geçen yıl yapılan 17 aralık operasyonlarına da  değinen Aydın açıklamasında şunlara yer verdi. “Zaten, 17-25 Aralık'tan bu yana Türkiye'de bir asra yetecek kadar yanlış yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Bunları yapan irade öylesine fütursuz ki, yaptığı hataları söyleme, sorgulama konumunda olan medya organlarını da susturmak ve sindirmek için her şeyi yapıyor. Değerli kamuoyu:İstatistikler bir kısım siyasi aktörlerin medyaya yönelik doğrudan ve dolaylı baskıları yüzünden son bir yılda 2 bine yakın gazetecinin işsiz kaldığını söylüyor. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü verilerine göre, Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında Türkiye, 180 ülke içinde 154. sıraya gerilemiş durumda. Öte yandan kamu çalışanları siyasi görüş ya da etnik kökenlerine göre fişleniyor, ayrımcılığa tabi tutuluyor, hakları ellerinden alınıyor. Bütün bu yapılanlar birer utanç ve ibret vesikası olarak tarihin karanlık sayfalarında yerini alacaktır. Ama insanlık onuru, her devirde olduğu gibi, bu devirde de insan hakkı ihlallerine, hukuksuzluklara, baskılara, zorbalıklara, zulümlere karşı direnmeye devam edecek ve eninde sonunda kazanacaktır. Değerli kamuoyu: Biz de Aktif Eğitimciler Sendikası olarak, bu onurlu, haklı, vicdanlı mücadelenin daima arkasında ve yanında olacağız. Üyelerimizden ve aziz milletimizden aldığımız güçle gerçekleri korkmadan söyleyecek ve haksızlıklar karşısında asla susmayacağız. İnancımız gereği çok iyi biliyoruz ki, zulmün ayyuka çıktığı bir yerde, zalimler kadar zulme rıza gösterenler de sorumludur. Biz babalarımızdan ve dedelerimizden hür ve bağımsız bir Türkiye emanet aldık. Evlatlarımıza ve torunlarımıza da aynı şekilde, hür ve bağımsız bir Türkiye teslim edeceğiz.” ifadelerine yer verdi. Eylem saat 14’e kadar devam ederken grup sessizce dağıldı. 
Devamını oku... 0
Vi No: 1213 (15.12.2014) 
Devamını oku... 0
Bu yaz Süleyman Demirel Üniversitesi Davraz Otel'i kiralayarak gençlik kampları düzenlediklerini ifade eden Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Murat Gevrek, aynı organizasyonu kışın da devam ettirmek istediklerini fakat rektörlüğün otel için onay vermediğini söyledi. 800'E YAKIN ÖĞRENCİ AĞIRLANDI Kış Turizminin önemli mekânlarından olan Davraz Kayak Merkezi kışın olduğu gibi, yaz aylarında da Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerine ev sahipliği yaptı. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen gençlik kamplarında 800'e yakın öğrenci ağırlandı. Sadece Davraz değil; Eğirdir gibi, Gölcük gibi Isparta'nın önemli yerleri de gezdirildi. Normalde 8'er günlük olan kamplar, yoğunluktan dolayı 6'şar güne düşürüldü.  KIŞIN DA YAPILMAK İSTENDİ FAKAT... Yazın SDÜ Davraz Otel'i 3 aylığına kiraladıklarını söyleyen Gevrek, "Kış kampları için de girişimlerde bulunduk. Bu kez üniversiteye ait Davraz Otel'i satın almak istedik. Hem Bakanlığımızın değişik faaliyetlerini burada yaparız hem de kış aylarında Davraz'ı tanıtırız diye düşündük. Fakat SDÜ Rektörlüğü'nden olumsuz yanıt geldi. Gerekçesi ise, kış aylarında kendilerinin kullanmak isteyişiydi. Biz yeniden bir teklif götürerek, onlara istedikleri zaman herhangi bir etkinlikte hizmet verebileceğimizi ilettik, cevap bekliyoruz" dedi. GENÇLİK KAMPLARI DÜZENLENİYOR Türkiye'de Spor Genel Müdürlüğü'nün geçmiş yıllarda uygulamaya koyduğu programla gençleri 7-8'er günlük kamplara aldıklarını söyleyen Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Murat Gevrek, "Türkiye'nin birçok yerinde çeşitli kamplar düzenleniyor. Bu kamplar çocukların gelişmesinde önemli katkı sağlıyor. Gençlerimiz hayatlarının belli dönemlerinde bu kamplara katılmalıdır diye düşünüyorum. Ayrıca sadece modern tesisiyle değil, çeşitli sporları yapabilecekleri alanlar oluşturalım istiyoruz. Mesela gençlerimiz sabah uyandığı zaman akşama kadar ilgilenebileceği bir alan oluşsun. 5 yıldızlı otellerde kalsınlar, temizlikleri yapılsın. Bunun yanı sıra farklı faaliyetlerde de bulunsunlar. Bu gibi kamplarda samimiyet, arkadaşlık ortamı, sosyal yaşam gelişiyor." diye konuştu.  ISPARTA ÇOK ŞANSLI Gençlik kampları kapsamında diğer illere de günübirlik gezilerin düzenlendiğini belirten Gevrek, "Doğa güzelliği bakımından Isparta çok şanslı bir il. Genel Müdürlüğe Isparta'nın özelliklerinden bahsetmiştim; Isparta diğer illere göre daha avantajlı, yeni bir tesisleşme yapılacaksa en ideal yerlerden biridir diye. Çünkü baktığımız zaman Isparta doğa turizmi açısından çok zengin bir şehir. Bir tarafta Gölcük, bir tarafta Eğirdir, Aksu'da Zindan Mağarası, Yazılı Kanyon gibi önemli değerleri var. Eğirdir Gölü'nün kenarında bir tesis yapalım istemiştik. Açık ve kapalı spor tesisleri olsun, Türkiye'nin her yerinden gençleri ağırlayalım ve uluslararası bir yer haline getirelim diye. Bu açıdan Eğirdir'in yatırım programına alınması için çok uğraştık. Özel hükümlerden dolayı bu tesisleşmeyi yapamadık. Davraz'da da kamplar açalım istedik. Bakanlık bunu uygun gördü. Üniversiteye teklif götürdük, ücreti karşılığında kullanalım dedik. Üniversiteye ait bu oteli 3 aylığına kiraladık. Türkiye'nin farklı bölgelerinden 800'e yakın erkek ve kız gruplarını ağırladık. Programda günübirlik Antalya gezileri düzenledik. Isparta merkezi gezdirdik, Eğrdir'i gezdirdik. Gençler burada yüzdüler. Çok geniş katılım oldu, hatta 8 günlük kampları 6 güne düşürdük.  Yüzmeden doğa yürüyüşüne kadar her şeyi yaptılar. Bu organizasyonda çok başarılı olduk" ifadelerini kullandı. SDÜ İZİN VERMEDİ SDÜ Davraz oteli kışın da kiralamak için girişimlerde bulunduklarını fakat rektörlükten onay çıkmadığını dile getiren Gevrek, "Üniversiteli öğrencilere yönelik aktiviteler düzenlemek için kış kampları için de girişimlerde bulunduk. SDÜ'ye ait Davraz'daki oteli satın alalım dedik, sonuçta burası da kamunun malı. Biz burayı alalım, kullanalım diyorduk. Bakanlığın değişik faaliyetlerinde de kullanırız diye düşündük. Fakat Rektörlükten olumsuz yanıt geldi. Reddetme gerekçesi ise, kışın burayı biz kullanalım dediler. Bunun üzerine biz yeni bir teklif götürdük. Onlara istedikleri zaman herhangi bir etkinlikte hizmet verebileceğimizi söyledik. Teklif götürdük, şuan cevap bekliyoruz." şeklinde konuştu. ISPARTA'NIN YETERLİ ALANI VAR Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kayak sporları organizasyonunun Davraz'da yapılacağını söyleyen Gevrek, "Geçen yıl biz Davraz'da bir etkinlik yapmıştık. Başarılı bir organizasyon geçirdik. Bu senede herhangi bir şampiyonayı buraya taşımayı düşünüyoruz. Yani kayak sporları organizasyonunun bir ayağını da buraya alalım istiyoruz. Türkiye'deki kayak merkezlerini iyileştirmeler yapılmak üzere girişimler var. Isparta'nın tahsis alanı çok fazla. Eğer iyileştirmeler ve yeni tesisleşmeler yapılacaksa Isparta bu açıdan avantajlı bir yer." dedi. YATIRIMLAR DEVAM EDİYOR Isparta'da hem sporcu sayısının hem de spor branşlarının artmasından dolayı salon sıkıntısı yşandığını ifade eden Gevrek, "Çok amaçlı spor salonunu önemsiyoruz. Çünkü şuanda 24 bine yakın lisanslı sporcu sayısına ulaştık. O kadar çok branş ilave ettik ki, 60-70 kadar boks yapan çocuklarımız var. Bedensel engelliler takımımız yoktu, artık var. Olmayan birçok branşı ilave edince salonumuz yetmez hale geldi. Sıkıntılarımız hep salon eksikliği yönünde ama Isparta'da 7 ayrı salon daha faaliyete geçecek. Bizim için önemli olan bir diğer husus da stadyum. Çünkü tribün altları var. Şuanda doğalgaz bağlantısı yapılmamış olmasına rağmen çocuklarımız burada çalışıyor. Şuanda hem spor alanı arttı, hem sporcu sayısı hem de antrenör sayımız arttı. Hal böyle olunca ister istemez salon sıkıntısı da ortaya çıktı." ifadelerine yer verdi.   
Devamını oku... 0
Isparta kamuoyunun merakla beklediği Çağrı Merkezi yatırımı için yer sorunu geçen ay çözülmüştü. Kıs sürede hizmete açılması beklenen Çağrı Merkezi ilk etapta 250 kişiye iş imkanı sağlayacak. Bu rakamın bin 200'e kadar çıkarılacağı söyleniyor. Yatırımın henüz gerçekleşmemesine rağmen Ispartalı vatandaşlar, şimdiden İş-Kur'un kapısını çalmaya başladı. Fakat... ÇAĞRI MERKEZİNİ BEKLİYORLAR Isparta’daki işsizliğe önemli oranda çözüm bulacak ve bin 200 kişiye ekmek kapısı olacak Çağrı Merkezi için geçen ay yer bulundu. Çağrı Merkezinin kısa sürede faaliyete geçmesi beklenirken, Ispartalı vatandaşlar da gözünü buraya dikmiş durumda. Nitekim Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ndeki verilere göre 78 iş yerinde, 50 farklı meslekte 194 kişilik işçi açığı bulunuyor. İş arayan vatandaşlar buraları değerlendirmek yerine, Çağrı Merkezi alımlarını bekliyor. İŞVERENDEN TALEP GELMEDİ Çağrı Merkezi'nden kendilerine henüz işçi talebi gelmediğini söyleyen Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Hüseyin Ergin, "Vatandaşlar şu anda burayı bekliyorlar. Hatta bizleri bile suçluyorlar. 'İş başvurularını gizli alıyorsunuz' gibi söylemlerde bunuyorlar. Bizim gizlimiz saklımız yok. İşveren gelip de henüz bizden bir talepte bulunmadı. Bize geldikleri zaman bunu duyuracağız. Ardından herkesin başvurusunu alacağız. Sonuçta bu insanları seçecek olan kişiler işverenlerdir." dedi. 408 ENGELLİ İSTİHDAM EDİLDİ Her iş yerinin yüzde 3 engelli vatandaş çalıştırmak zorunda olduğunu söyleyen Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Hüseyin Ergin, "Şuanda 105 işyerinde çalışan engelli sayısı 408. Bunun 444 olması gerekiyor. Şuanda 36 engelli vatandaşımızın daha istihdam edilmesi gerekiyor. Fakat bu da işi beğenmediklerin kaynaklanıyor. Yani mermer ocakları, kereste fabrikaları gibi alanlar zor olduğu için vatandaşlarımız buraları tercih etmiyorlar. Artık işverenleri kuruma davet ediyoruz. Engelli kardeşlerimizle burada görüştürüyoruz." diye konuştu. 36 BİN HİBE DESTEĞİNDEN KİMSE YARARLANMADI iş-Kur'un geçtiğimiz aylarda başlattığı engelli vatandaşlara yönelik 36 bin lira hibe desteği programından hiç bir engelli yararlanmadı. Gerekli duyuruları yapmalarına rağmen somut bir projeyle kimsenin gelmediğini söyleyen Ergin, "Proje aşamasında hiçbir engelli vatandaşımız bize başvuruda bulunmadı. Sadece bir kaçı sözlü olarak nasıl yapılacağına dair bilgi aldı. Bunun dışında uygulamaya koyduğumuz bir proje yapılmadı. Belli dönemler arasında bu tarz programlarımız oluyor. Yinelemek gerekirse, engelli vatandaşlarımız bunları takip etsinler. Bu gibi programlardan yararlansınlar." ifadelerini kullandı.  GİRİŞİMCİLİK KURSLARINDA YÜZDE 5 BİLE BAŞARIDIR Bu yıl için girişimcilik kurslarının sona erdiğini aktaran Ergin, önümüzdeki yıl da yine bu programı devam ettireceklerini söyledi. Ergin, "Girişimcilikle ilgili başvurular oluyor ama önemli olan bunun faaliyete geçmesi. Girişimcilik kurslarında yüzde 10'u yakalamak bizim içim müthiş başarı demektir. Hatta bizim için yüzde 5 bile büyük bir başarıdır. Bugün baktığımız zaman KOSGEB, İş-Kur gibi birçok kurum hibe desteği veriyor. insanlarımızın bunlardan en iyi şekilde yararlanması gerekiyor. Bu da kararlılıkla olabilecek bir şey.  Her şeyi devletten beklemek doğru değil. Biraz da kişilerde kaynak bulunmalıdır. Yani hep devletin verdiği destekle yürümüyor bu işler." şeklinde konuştu. İŞ BEĞENDİREMİYORUZ! Kurumda 20 bine yakın işsiz kaydı bulunduğunu fakat hala işçi açığını kapatamadıklarını belirten İş-Kur İl Müdürü Hüseyin Ergin “Herkesin düşüncesi işim rahat ve parası iyi olsun. Farklı işyerinden ve farklı meslekten çok sayıda işçi açığım var ve 20 bine ulaşmış işsiz kişilere ben bu işleri beğendiremiyorum” dedi İşsizlere büyük bir iş yelpazesi sunduklarını belirten Ergin “Vasıfsızından, mühendisine kadar bir çok dalda iş sahası açıyoruz. Isparta’da durum her ay aynı oluyor. Her ay iş oluyor ama işçi olmuyor. Herkes benden kamu kuruluşu, taşeron firma ve hastane işleri istiyor. Herkes rahat ve parası iyi olan iş aradığı için kimseyi memnun edemiyoruz” şeklinde konuştu.  MESAJ SİSTEMİ DE İŞE YARAMIYOR Geçtiğimiz günlerde telefonlara mesaj sistemi oluşturduklarının altını çizen İşkur İl Müdürü Hüseyin Ergin, sistemi oluşturduktan sonra değişen bir şey olmadığına değindi. Ergin “Herhangi bir iş sahasının açılmasından sonra kurumumuzda kayıtlı olan herkese telefonla mesaj atıyoruz ve sonuç yine değişmiyor” dedi. İşkur İl Müdürü Hüseyin Ergin konuşmasına şu şekilde devam etti. “Önceki zamanlarda herhangi bir iş başvurusuna çok kişi çağırmıyordum. İş için çağrı yaptığım kişiler o işe başladığı için bir sıkıntımız yoktu ama şimdi bir iş başvurusuna 10-20 kişi çağırıyorum ve bunların çoğu da gelmiyor ya da işi beğenmiyor. Her gün iş için gelenlerin önüne bu iş alanlarını sunduğumuz halde kimseyi mutlu edemiyoruz” dedi.   
Devamını oku... 0
Isparta'nın Aksu İlçesi'nde Mehmet Süreyya Demiraslan Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile ilçe halkı bir araya gelerek devlet yöneticilerine mektup gönderdi. Belediyenin çalışmadığını yolların kötü durumunu fotoğraflarla anlatan öğrenciler bu durumdan kurtulmak için yardım istediler. Aksu'da Mehmet Süreyya Demiraslan MYO öğrencileri ve Aksu halkı adına haber merkezlerine gönderilen dilekçede; "Değerli Devlet Büyüklerimiz Bizler Aksu İlçesinde Öğrenci Olarak İkamet Etmekteyiz, İlçenin Yolları Sizlere Gönderdiğimiz Resimlerden’ de Anlaşılacağı Gibi Yarısından Fazlasının Asfaltı Yok Vaziyette Olanın ise Çökmüş Su Birikintisi Oluşturmuştur, İlçenin Hali Ortadadır Biz Öğrenciler ve İlçe Halkı Olarak Yollarda Artık Yürüyemez Hale Gelmiş Durumdayız Her Taraf Çamur ve Resimlerde Göründüğü Gibi Çoğu Yer Çöp Alanı Haline Gelmiştir. Bu Durumda Belediyemiz Çalışmamakta ve Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmemektedir Siz Değerli Devlet Büyüklerimizden Yardım İstiyoruz. Gereğinin Yapılmasını İlçe Halkı Olarak Arz Ederiz" denilerek belediye şikayet edildi. Dilekçede ilçenin farklı noktalarından çekildiği iddia edilen çok sayıda fotoğrafa da yer verildi.  
Devamını oku... 0
Ak Parti Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in öğrenci köyü yapılması için önerdiği İl Özel İdaresine ait Botanik Parkının arkasında bulunan 100 bin metrekarelik arsaya yurt yapımı için il Genel Meclisi'nden onay çıktı. İl Genel Meclisi, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde okuyan öğrenci sayısının her geçen gün artmakta olduğu ve barınma hususunda çok ciddi sıkıntıların yaşanması nedeniyle Botanik Parkının arkasında bulunan 100 dönümlük Özel İdare’ye ait alının yükseköğrenim yurdu yapılması için ilgili taşınmazın tamamının veya bir kısmının satılması, tamamında veya bir kısmında irtifak hakkı tesisine, ya da 10 yıla kadar kiraya verilmesi hususunda karar verilmesine ilişkin ortak komisyon raporunu onayladı. Komisyon raporunda, “Söz konusu alanda İl Özel İdaresi tarafından kat karşılığı yüksek öğrenim yurdu yapılması ve kat karşılığı yapılacak yurtla ilgili olarak söz konusu alanın imar işlemleri ve teknik alt yapısının sonuçlandırılarak nihai karar verilmek üzere konunun il Genel Meclisi gündemine getirilmesi uygun görülmüştür” denildi. Rapor oy birliğiyle kabul edildi.  AK Parti Grup Sözcüsü Nail Yaşar Akgül, proje yapımının kat karşılığı oranıyla ihale şartnamesinin hazırlanmasından sonra yapılacağını söyledi. Akgül, “Isparta bir üniversite kenti. Öğrenci nüfusu adeta Isparta’ya sığmaz oldu.  Her ne kadar özel sektör tarafından apartlar olsa da yeni barınma yerleriyle ilgili bizler de taşın altına elimizi koymamız gerekiyordu. Elimizde mevcut olan üniversiteye en yakın arsamız Botanik Parkı arkasında bulunan 100 dönümlük 5 bin kişilik hatta bu planlamadan sonra 10 bin kişilik yurt yapılabilecek bir arsamız vardı. Bu arsanın atıl durmaktansa kamu özel ortaklığı modeliyle yaptığımız görüşmeler sonucu ki diğer illerde yapılan çalışmaları da inceledik. Kat karşılığı yurt yapılmasını uygun gördük. Böylece hem öğrencilerimizin daha güzel şartlarda barınabileceğini hem de Özel İdaremize bir katkı sağlayacağını düşündük. Önümüzdeki günlerde teknik heyet tarafından yapılacak çalışmalar neticesinde kat karşılığının oranı ortaya çıkacak. Güzel bir proje olacağını düşünüyorum. Isparta’mıza hayırlı olsun” dedi.    
Devamını oku... 0
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun geçtiğimiz gün bedelli askerliği açıklamasının ardından tepkiler de gelmeye başladı. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şube Başkanı Musa İrez, " Madem ki bu insanlar 18 bin lira karşılığında askerliğini yapmış sayılacak, büyük bir seferberlikte de ilk önce bu kişiler çağırılsın." dedi. 3 Aralık 2014 günü Başbakan Ahmet Davutoğlu, bedelli askerlik uygulamasını açıkladı. Sonrasında ise hükümet  88′liler için sürpriz bir adım attı. Normalde 28 yaşından gün olmak şart koşulurken yani sadece 1987 doğumlular bedelli askerlik yapabilecekken, hükümet 1 Ocak 1988 doğumluları da bedelli askerlik kapsamına aldı. Böylece sadece 1 günle kaçıran “en şansızlar” bedelli askerlik yapma hakkına kavuşmuş oldu. Ücreti 18 bin TL olarak belirlenen bedelli askerlik başvuruları 1 Ocak 2015′ten itibaren başlayacak. Ancak bu uygulamaya şehit yakınları ve gaziler büyük tepki gösteriyor. Vatanını, milletini seven insanların askerliğini büyük bir onurla yaptığını belirten Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şube Başkanı Musa İrez, "Seferberlik, olağanüstü hal gibi durumlarda askerliğini yapanları değil, paralı askerlik yapanları çağırsınlar." diyerek tepkisini dile getirdi.  Geçtiğimiz dönemlerde yine bedelli askerlik uygulanmış, 30 bin TL ücret belirlenmişti. İlk olarak O dönemde uygulanan bedelli askerliğe değinen İrez, "Şehit ve gazi ailelerimizin bedelli askerlik konusundaki görüşleri belli. Şöyle ki; buraya günlük 15 kadar şehit yakını ve gazimiz geliyor. Hepsinin görüşü de bizim evlatlarımız şehit oldu, sefasını şimdi 18 bin lira ödeyip yapmayanlar mı sürecek?  Daha önce de biliyorsunuz bedelli askerliğin ücreti 30 bir liraydı. O dönemde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulmuş, bu paralarla da bakanlığın bütçesi oluşturulmuştu. Hatta o zamanın Başbakanı, şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan toplanan paranın bir kısmıyla  şehit yakınları ve gaziler için bir takım hatlar tanınacaktı. Tabi ki bu açıklamaların üstüne su döktüler. Bunların yapılıp yapılmadığını bilemiyoruz." dedi.  ASKERİYEYİ ERİTME OPERASYONU Yeni kanuna ailelerin karşı olduğunu söyleyen İrez, "Şimdiki kanuna bizim ailelerimiz elbette karşılar. Bu ücretle bedelli askerlikten 700 bin kişinin yararlanacağını söylediler. Bizim ailelerimiz bu tür yaklaşımların üç-beş sanatçının isteğiyle çıkarıldığını düşünüyorlar. Böyle demek ki ülkemiz öyle bir değişmiş ki; en son çıkan yasadan bu kadar kişi yararlanıyor. Bundan askerliğin soğutulmuş olduğunu ve askerin geri çekildiğini, askeriyeyi eritme operasyonu olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu. ÇARKÇI AHMET Mİ? Özellikle ulusal basının bu konu üzerinde çok durduğunu söyleyen İrez, "Özellikle ulusal basın bu konuyu çok kaşıdı. 46 gün önce Başbakan Davutoğlu, fakirin çocuğu askerlik yaparken, zenginin çocuğunun yapmaması diye bir şey olmaz dedikten 46 gün sonra ne değişti de, bu kanun çıkarıldı? Bir zamanlar Çarkçı Kemal vardı, şimdi de Çarkçı Ahmet mi var? dedirtiyor." ifadelerini kullandı.  ÖNCELİK ONLARIN OLSUN 18 bin lira karşılığında askerliğini yapmayanlar için bir talepte bulunan İrez, herhangi bir seferberlikte de ilk önce bu insanların çağrılmasını istedi. İrez, "Madem ki bu insanlar 18 bin lira karşılığında askerliğini yapmış sayılacak, büyük bir seferberlikte de ilk önce bu kişiler çağırılsın. Seferberlik, olağanüstü hal gibi durumlarda askerliğini yapanları değil, paralı askerlik yapanları çağırsınlar. Vatanını, milletini seven insan zaten askerliğini yapıyor." diyerek tepkisini dile getirdi. RUHSUZLAR... Bedelli askerliğe ilk önce futbolcuların başvuracağını belirten İrez, "Milli takımda görev yapan futbolcular. Bu bedelliye ilk bu insanların başvuracağını düşünüyorum. Sen bedelini verip, askerliğini yapmıyorsan, bence bunların milli takımda da yeri yok, olmamalı da. Zaten baktığımız zaman milli takım ruhsuz insanlardan oluştuğu için milli takım bu kadar kötü durumda. Adamların vatan sevdası yok zaten." şeklinde konuştu. 10 BİN LİRAYI ÖDEYEMEDİLER   Bu yıl mart ayında protez yaptırdığını ancak ücretinin SGK tarafından 8 aydır ödenmediğini söyleyen Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şube Başkanı Musa İrez, "9 bin 800 liraya protez yaptırdım. Bu yıl mart ayında yaptırdım ama Antalya Sosyal Güvenlik İl Kurumu çeşitli bahanelerle ücreti ödemiyor. Ben bunu tabi ki cebimden yaptırmadım ama firma her gün beni arıyor. Ben de onlara elimden bir şey gelmediğini, herkesle görüştüğümü anlatıyorum. Ama tüm bunlara rağmen hala ücreti ödemediler. Sürekli bir oyalama çabasındalar." dedi. 
Devamını oku... 0
Yaklaşık 3 yıldır hiçbir faaliyet gösterilmeyen Çünür kampüsündeki Eski Gülkent Devlet Hastanesi ek binasının, sağlık turizmi kapsamında Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Eğitim Merkezi olması için Süleyman Demirel Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi  düğmeye bastı.   Atıl vaziyetteki binanın yaşlı bakımı eğitim merkezi yapılmasıyla özellikle Avrupa başta olmak üzere çeşitli ülkelerden  gelen yaşlıların konforlu bir ortamda yaşam sürmeleri, diğer yandan yaşlı bakım eğitimlerinin burada uygulamalı olarak verilip istihdam sağlanması amaçlanıyor. Şehir merkezinden 13 km. uzakta 4 bloktan oluşan 200 yatak kapasiteli hastane ek binası,  refakatçilerin gidip gelmekte zorluk  yaşaması, doktorların hastaların vizitesi için gidip gelmekte sorun yaşaması, uzman hekim tarafından anında müdahale gerektiren durumlarda hastanın taşınmak zorunda kalması, MR. tomografi, gibi tahliller için hastanın ambulansla merkez hastanelere getirilmek zorunda kalınması gibi  nedenlerden ötürü 2012 yılında taşınmıştı.  Bu tarihten itibaren kullanılmayan binanın önce Polis Eğitim Merkezi ardından KYK’ya öğrenci yurdu olarak kiralanması gündeme geldi.    Isparta Kent Konseyi adına Genel Sekreter Oğuz  Başaran, 150 bin metrekarelik  bir kampus alanı üzerinde kurulan ve hastane konseptine uygun olarak yapılan binanın yurt için uygun olmayacağını, binanın yaşlı bakım merkezi hatta geriatri hastanesi olarak kullanılmasının daha efektif olacağını belirterek, özellikle SDÜ’yü bu yönde proje hazırlaması yönünde göreve davet etti. YAŞLI BAKIMI EĞİTİMİ DE BURADA VERİLECEK  Sağlık Turizmi çalışmaları kapsamında özellikle tamamlayıcı tıp konusunda  Türkiye’nin ilk eğitim merkezi  olma yolunda mesafe kat eden SDÜ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi bu çağrıya  tepkisiz kalmadı. YBEM tarafından hazırlanan proje kapsamında hastane olarak hizmet veren binanın yaşlı bakım ve eğitim merkezi statüsüne dönüştürülmesi amaçlandı.  Buna göre yaşlı bakım ve eğitim merkezi 100 yatak kapasitesinde olacak. Yaşlıların, kişiye özel tek kişilik odalarda konforlu yataklarda uyumaları, oluşturulan dinlenme salonları ile yaşlıların mental ve bedenen dinlenmeleri, fizik tedavi salonlarında uzmanların eşliğinde  tedavileri ve  fiziki aktivite yapmaları sağlanacak. Yemek hizmeti diyetisyen gözetiminde temiz ve hijyenik ortamlarda verilecek. Büyük bir bahçeye sahip  olacak merkezde, sinema salonu da bulunacak. Merkez sadece yaşlıların bakım ve fiziki tedavileri için hizmet vermeyecek. Yaşlı bakıcılığı konusunda eğitimler de burada verilecek.  İSTİHDAM OLANAĞI SDÜ YBEM Müdürü Fatih Cebeci, insanın olduğu her yere eğitim sayesinde girdiklerini belirterek, “Şehrimizin önemli bir devlet yatırımının atıl durumda bulunması bizleri fevkalade üzüyor. Bu varlığı Isparta’nın yeniden hizmetine sunmak adına bu binaya talibiz.  Şehrimizin sağlıkta liderliğini perçinlemesi adına  bu şehrin sivil toplum örgütleriyle, milletvekilleriyle, bürokratlarıyla, belediyesiyle,  meslek odalarıyla bir araya gelerek , uluslararası  anlamda hizmet verecek bu alanın Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Eğitim Merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz. Ayrıca bu merkezde yetiştirilecek olan gençlerimiz de yurtiçi ve yut dışında istihdam olanaklarına sahip olacaklar.  Bu anlamda iş adamlarımızı yatırıma ortak olmalarını elde edilecek artı değerin Isparta ve Ispartalıların olmasını istiyoruz. Böyle bir hamleyle Isparta’nın bu konsepte Türkiye ve Avrupa’da merkez konumuna getirilmesini arzuluyoruz” dedi. 70 BİN DOLARA HİÇMET VERİLEBİLİR   Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Eğitim Merkezi’nin sağlık turizmi açısından şehre  önemli ölçüde  katma değer sağlayacağının altını çizen Cebeci, “Bugün Japonya’da bir yaşlının bakımının yıllık maliyeti 140 bin dolar. Biz Isparta’da 70 bin dolara bu hizmeti verebiliriz. Avrupa’da özellikle İngiltere gibi yaşlı nüfusun çok olduğu ülkelerde bu tür merkezlere  ihtiyaç var. Bu organizasyonla  bu insanların Isparta’ya gelmesini sağlayabiliriz.  Bu da yıllık 7 milyon dolarlık kazanç demektir” diye konuştu.   
Devamını oku... 0
Isparta'da zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren mültecilere sahip çıkmak ve onlara iş imkanı sağlamak amacıyla El Ele Derneği tarafından 'Kültür Ustaları' projesi hazırlandı. Mülteciler tarafından ortaya çıkarılan eserler, hem derneğin kermeslerinde hem de internet üzerinden satışa sunuluyor. 5 ALANDA ESERLER HAZIRLANIYOR El Ele Derneği ile Isparta Genç Yönetişim ve Kalkınma Derneği tarafından yürütülen proje kapsamında 100 mülteci takı tasarım, nakış, dericilik, keçecilik ve ahşap üzerinde çalışmalar yürütüyor. Elde edilen ürünlerin, El Ele Derneğinin açmış olduğu kermeslerde ve internet üzerinden satışı gerçekleştiriliyor. Böylelikle Isparta'da zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren mülteciler için hem maddi kaynak hem de iş imkanı sağlandı. KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZ YANSITILIYOR Yaklaşık 2 ay önce uygulanmaya başlanan projeye dair bilgi veren El Ele Derneği Başkanı Canan Aydın, üretilen eserlerin kültürel değerlerimizi geleceğe taşıdığını belirterek, "Genç mültecilerin topluma kazandırılması amacıyla bu projeyi geliştirdik. Projedeki bir başka amacımız da Isparta'nın unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerini ortaya çıkarmaktı. Üretilen eserlere bunu yansıtmaya çalışıyoruz." diye konuştu. GEANÇ MÜLTECİLER ÇALIŞIYOR Halk Eğitim Merkezi hocaları tarafından verilen eğitim sonucunda mültecilerin, 300'e yakın eser ortaya çıkardığını ifade eden Aydın, "İçişleri Bakanlığı Dernekler Genel Müdürlüğü'nün onayıyla bu projeyi başlattık. Proje kapsamında çok güzel ürünler üretiyor. Profesyonel çalışmalar yapılıyor. Isparta'nın unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerini ortaya çıkarıyoruz. 18-30 yaş arası mülteciler bu çalışmaları yürütüyorlar. Gerek yurt içinden gerekse de yurtdışından gelen insanlar, burada bizim kültürümüzü öğrensinler, gittikleri yerlerde de kültürümüzü anlatarak bunu yaşatsınlar istiyoruz. Bu proje bir bakıma bunun da başlangıcı niteliğinde." dedi. İKİNCİ EL EŞYALAR DEĞERLENDİRİLİYOR Herkesin farklı birimlerde çalıştığını ifade eden el Ele Derneği Başkanı Canan Aydın, "Arkadaşlarımız Gül Köşkü'nün altındaki atölyede çalışmalarını yapıyorlar. Dikiş nakış hocamız var, ikinci el eşyalardan harika ürünler çıkartıyor. Amacımız çıkartılan ürünlerden yardıma muhtaç insanların yararlanmasıdır." diye konuştu.   
Devamını oku... 0
V.N: 1172
Devamını oku... 0
Annesinin 38 yıl önce ayağında çarıkla gittiği Belçika'da, Yeşiller Partisi'nin başkanlığına seçilen Meryem Almacı'nın Isparta'daki köyünde bayram var.  Belçika'da yaşayan Türk asıllı Meryem Almacı'nın, Belçika Flaman Yeşiller Partisi'nin yeni lideri olması, memleketi Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Kozluçay köyündeki yakınları ve hemşehrilerini sevince boğdu. Köylerinin ününün Türkiye sınırlarını aştığını gören Kozluçay sakinleri, ailenin köydeki evlerinin kapısına Meryem Almacı'nın seçimlerde kullandığı fotoğraflarını astı. Köyde adeta bayram havası eserken, bu duruma en çok sevinen ise Meryem Almacı'nın teyzesi ve kuzeni oldu.  ABLAM ÇARIKLA GİTTİ  Teyze Nimet Kayışçı, ablasının 38 yıl önce ayağında çarıkla Belçika'ya gittiğini anlatarak, "Şimdi ise yeğenim orada parti lideri oldu. Çok mutluyuz. İnşallah başbakan da olur" diyerek sevincini dile getirdi. Kuzen Bayram Kayışçı ise Meryem'in çok zeki ve bir o kadar da çalışkan bir insan olduğunu anlatarak, "Köye en son geçen yıl gelmişti. Yanında Belçika devlet televizyonundan bir ekip de vardı ve köyde çekim yaptılar. Meryem Belçika'da doğup büyümesine rağmen bizden daha iyi Türkçe konuşuyor. Buraya geldiğinde de 40 yıllık Kozluçay köylüleri gibidir. Tam bir halk insanı. Daha da yükselerek Belçika'ya Başbakan seçilmesini bekliyoruz" diye konuştu. Muhtar Ramazan Yürekli ise Meryem Almacı'nın hem köylerinin hem de Türkiye'nin gururu olduğunu söyleyerek, "Köyümüzden 5 binden fazla insan Belçika, Fransa ve Hollanda'da yaşıyor. Avrupa'da artık 3'üncü nesiliz. Bu nesil de okuyup kendini iyi yetiştiriyor. Parti başkanı seçildiğini öğrenince tebrik mesajı gönderdim. Ayrıca köyümüzün üzümünden hediye gönderdik. Isparta Meryem ile birlikte Süleyman Demirel'den sonra ikinci bir siyasi lider çıkardı. Üstelik 5 dil bilen nitelikli ve donanımlı bir siyasetçi çıkardık. Köyümüzün gelişmesi için öneriler sunuyor, arayıp soruyor ve buranın hiç aklından çıkmadığını söylüyor" dedi.  
Devamını oku... 0
AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, Kalkınma Bakanlığı’na sunduğu öneride, dört etap olarak planlanan ve her birinin yapımı en az iki yıl sürecek Eskişehir- Antalya Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı için ilk önce Antalya- Baladız hattının hayata geçirilmesini istedi.  Sadık Badak, Kalkınma Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde Antalya-Eskişehir hızlı tren hattını yeniden gündeme getirdi. Badak, dört etap halinde planlanan Eskişehir-Antalya YHT hattına yönelik ilginç ve Batı Akdeniz ekonomisi için büyük öneme sahip öneride bulundu. Antalya, Burdur, Isparta'nın kendi yağıyla kavrulan ve artı değer yaratan bir bölge olduğuna işaret eden Sadık Badak, kalkınma hızı itibarıyla da Antalya'nın, ülkemizin kalkınma hızının belki 2 bazen 3 katı geliştiğini, havza bazında Burdur Isparta'yla beraber 2 kat geliştiğini söyledi.  9 MİLYAR KEŞİF BEDELİ Eskişehir- Isparta- Burdur- Antalya Limanı'na uzanan, 9 milyar lira keşif bedeli olan hızlı tren demiryolu yatırım planını hatırlatan Badak, Eskişehir'den Antalya'ya projenin bitirilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Bölgemizdeki yük ve taşımacılık hareketine bakıldığında birinci planda Baladız'dan Antalya Limanı'na bu hattın bitirilmiş olmasının tamamının bitirilmiş olmasından çok daha önemli olduğunu belirten Badak, şu öneriyi sundu:  "Afyon- Burdur- Isparta bölgesindeki mermercilik, Isparta çimento, Denizli çimento, Antalya bölgesindeki çimento fabrikalarının ihracat hareketi Antalya Limanı'na bunların demiryoluyla indirilmesi son derece önemli. Bunun işletme safhasını hiç düşünmeden altyapısı gerçekleşse Baladız dediğimiz noktadan, oraya kadar demiryolu geliyor, Isparta ve Burdur'a ayrılıyor. Baladız'a kadar yeni hat yapılsa 130 kilometrelik bütünü bırakılarak, limana bağlanmış olan bu hattın hızlı bir şekilde özel sektör tarafından işletilebileceğini söylememiz lazım."  ACİL İHTİYAÇ ESKİŞEHİR DEĞİL BALADIZ Özel sektörün buna hazır olduğunu aktaran Badak, "Bizim yöremizde organize sanayi bölgesinde lojistik firmalarıyla yaptığımız görüşmelerde acil ihtiyaç Eskişehir'e bağlanmak değil, Baladız'a bağlanmak yönünde. Yükler sadece klinker, mermer ve bunun türevleri değil. Bunlar dışında Antalya Limanı'ndan gelip gidebilecek yükler de buradan elleçlenebilecek. Konvansiyonel hatla yeni yapılacak bu hat birleştirilmek suretiyle zaten ana demir yolu hattıyla da Afyon'la, Kütahya'yla, Konya'yla da birleştirilmiş olacak" diye konuştu.  
Devamını oku... 0