Gülses Gazetesi

Switch to desktop

Gülses Gazetesi - Anasayfa
Mahalle Anneleri Projesi ile Kütüphan-e Türkiye Projesi işbirliği yapılan dez avantajlı gruplara yönelik bilgisayar eğitimleri yaz dönemi verilen aranın ardından yeniden başlıyor. Kasım 2015’e kadar sürecek olan proje çerçevesinde yapılan çalışmalar hakkında mahalle annelerine yönelik konferans düzenlendi.  İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü konferans salonunda, Isparta Valisi Vahdettin Özkan’nın eşi Dr. Ruhan Özkan himayesinde yürütülen Mahalle Anneleri Projesi ve Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Hacettepe Teknokent – Teknoloji Transfer Merkezi tarafından, Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülmekte olan Kütüphan-e – Türkiye Projeleri ile ilgili bilgilendirme yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Halil Hamit Paşa Kütüphanesi Müdürü Nur Peri Ak “Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Hacettepe Teknokent – Teknoloji Transfer Merkezi tarafından, Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülmekte olan “Kütüphan-e – Türkiye Projesi”nin pilot uygulamasında olan kütüphanemiz, proje paydaşımız olan AB Proje Koordinasyon Merkezi tarafından organize edilen ve Isparta Valimiz Vahdettin Özkan’ın eşi Dr. Ruhan Özkan’ın himayelerinde yürütülen Mahalle Anneleri Projesi ile ortak çalışmalar yürütmektedir. Proje paydaşımızla yaptığımız bu çalışmalar diğer illere de örnek teşkil etmektedir” diyerek projenin önemine dikkat çekti.  İnternet kullanımının önemine değinen Ak “İnternetin sağladığı imkanlardan toplumun önemli bir kesimi yararlanamamaktadır. 20. yy da okuma yazma bilmemek insanları nasıl olumsuz yönde etkiliyorsa, 21. yy’da da bilgi ve iletişim teknolojisinde yararlanmamak aynı sonucu doğuracaktır. Herhangi bir nedenle internetten yararlanamayan kesimlere bu hizmeti sunmak önemli bir kamu görevidir.  Vatandaşlara okuma yazma öğretmek nasıl bir kamu görevi ise bilgi teknolojileri konusunda da asgari bir eğitimin verilmesi zorunludur. Vatandaşların bu araçlara parasız erişebildiği devamlılığı olan bütün ülkede örgütlenmiş bir yapıya ihtiyaç vardır. Örneğin ABD’de ve Avrupa da bu görevi halk kütüphaneleri yapmaktadır. Toplumun dez avantajlı kesimleri diyebileceğimiz yaşlı, engelli, eğitim ve gelir düzeyi düşük kesimleri internet için halk kütüphanesini kullanmakta e – devlet işlemlerini kişisel haberleşmelerini bu kurumlardan yapmaktadır” şeklinde konuştu.  Proje süresince dez avantajlı gruplara internet ve bilgisayar kullanımı ile ilgili kurslar düzenlendiğini söyleyen Ak “Kütüphanemizde proje uygulamalarını belirttiğimiz amaçlar doğrultusunda proje paydaşımız olan mahalle anneleri projesi katılımcılarına ve halktan talep eden katılımcılara ücretsiz bilgisayar eğitimi verilmiştir. Bilgisayar eğitimi alan katılımcılarımız çoğu kütüphanemize ilk defa gelmişlerdir. Aynı zamanda her birine kütüphane hizmetleri tanıtılarak halkın kütüphane hakkında bilgilendirilmesi sağlanmıştır.  Yaz döneminde ara verilen eğitim çalışmaları 27 Ekim 2014 tarihinden itibaren devam edecektir. Ayrıca online İngilizce eğitimimiz de sürmektedir. Kütüphanemiz tarafından yine proje kapsamında Kasım 2015 tarihine kadar farklı konularda etkinlikler düzenlenecektir. Kütüphane Türkiye projesi Isparta Temsilciliği olarak proje paydaşımız olan Mahalle Anneleri Proje Temsilcileri ve katılımcılarıyla amacı kütüphaneleri toplumun merkezi haline getirmek, okuma kültürünü artırarak vatandaşlar arasında bilgiye erişimde eşitsizliği kaldırmak toplumun yaşam kalitesini yükseltmektir” dedi.  KÜTÜPHANELER BİLGİ BANKASI İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç, kütüphanelerde başlatılan projelerin vatandaşları olumlu yönde etkileyeceğini belirterek, “Maddi desteklerle 26 ildeki 76 kütüphane de bu proje başladı. Kütüphanelere bilgisayarların ve bilgisayar programlarının gelmesiyle birlikte yaşlılar ve dar gelirli ailelere teknoloji desteği veriyoruz. Vatandaşların bu kurslardan aldıkları bilgi sayesinde günlük hayatlarında, çalışma hayatlarında daha başarılı olacaklardır. Bu güzel projenin sahibi olan Valimiz Vahdettin Özkan’ın eşi Ruhan Özkan’a çok teşekkür etmek istiyorum. Bu proje Ruhan Hanım sayesinde tüm Türkiye’ye örnek olacak” dedi. KÜTÜPHANE ÜYE SAYISINDA SEVİNDİRİCİ ARTIŞ İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç, Isparta’nın kitap okuma oranının yüksek olduğunu belirterek, ileri ki zamanlar da daha artacağını söyledi. İl Müdür Kılıç, “Kitabın önemine kimse yok diyemez. Ancak Türkiye’de biz kitabın önemini hala anlayabilmiş değiliz. Kitap okuma projesi gelişmiş ülkelerde daha fazla. Ancak Isparta İl Halk Kütüphanesi bu olguyu kırmış durumda. Biz kütüphanemizi 20 Şubat 2012 yılında faaliyete geçirdik. İlk zamanlar kütüphanemizde üye sayısı 463 kişiydi. Bu üye sayısına Bakanlığımız bile şaşırmıştı. Ama günümüzde üye sayımız 12 bin 500 kişidir. Bu büyük bir başarıdır. İnsanlara kaynak sunulduğu taktirde başarılı olamayacak hiç kimse yoktur. Biz de kütüphanemiz de her türlü imkanı sunuyoruz ve sunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.  
Devamını oku... 0
17 ve 25 Aralık davaları konusunda mahkemenin verdiği takipsizlik kararı, CHP'yi harekete geçirdi. CHP üyeleri bugün Adalet Sarayı önüne üzerinde "Adaletin Kara Günü" yazılı siyah çelenk bıraktı. 17 ve 25 Aralık davaları konusunda mahkemenin verdiği takipsizlik kararına tepki gösteren CHP üyeleri Adalet Sarayı önüne üzerinde "Adaletin Kara Günü" yazılı siyah çelenk bıraktı. CHP İl Başkanı Vedat Şenol, burada yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik bir hukuk devleti diye tabir edilir. Hukuk ve yargı Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli kurumlarıdır. Ama hepimizin gördüğü gibi yargı AKP hükümeti döneminde yavaş yavaş ezilmiştir" dedi. Yargının en önemli ayaklarından bir tanesinin hakimler olduğuna işaret eden Şenol, "Vicdanlarıyla karar vermesi gereken hakimlerimiz, baskılar ve sürgün korkuları nedeniyle adaletli karar vermez duruma getirilmiştir. Bu nedenle de Türkiye adeta kabile cumhuriyeti haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.  17 - 25 Aralık sürecinde işlenen suçların hükümet nezdinde işlendiğini ileri süren CHP İl Başkanı Vedat Şenol, "yaşanan süreç Türkiye'de sonuç alınamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidecek kadar ciddi bir süreçtir. Adalet mülkün temeli ise yargıya güvenin yeniden tesis edilmesi isteniyorsa yargıyı rahat bırakın. Bunun için de hükümet istifa etmelidir" görüşünü savundu.   Adalet Sarayları önüne siyah çelenk bırakma eylemi 81 ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirildi.  
Devamını oku... 0
  Isparta kamuoyunu uzun zamandır meşgul eden Karacaören Özel Hükümleri ile ilgili Isparta’nın itirazları dikkate alınarak durdurma kararı verildiği öğrenildi. Karacaören’in yanı sıra Beyşehir Gölü Özel Hükümleri içinde alınan durdurma kararının ardından Isparta’nın itirazları ile ilgili yerinde inceleme yapılarak değişikliğe gidilebileceği belirtiliyor. Değişiklik kapsamında Karacaören’den Antalya’ya içme suyu verilmesi konusu da yeniden ele alınacak.   Tübitak (Marmara Araştırma Merkezi) MAM tarafından hazırlanarak Orman ve Su İşleri Bakanlığına sunulan Karacaören Baraj gölü ve Beyşehir gölü özel hükümleri ile ilgili Isparta’nın itirazları dikkate alınarak durdurma kararı verildiği öğrenildi. Bakanlığa yakın kayaklardan alınan bilgiye göre Karacaören ve Beyşehir gölü özel hüküm çalışmaları ile ilgili Isparta Valiliği üzerinden bakanlığa iletilen kurum ve kuruşların itirazlarına ilişkin yerinde incelemeler yapılacak. Yerinde incelemeler sonrasında kamuoyunun tepkisini alan bölümler yeniden ele alınacak ve bazı değişikliklere gidilebilecek.  Bu arada Karacaören Özel Hükümlerine ilişkin değişiklikler ele alınırken Karacaören Baraj gölünden Antalya’ya içme suyu verilmesi konusunun da yeniden ele alınabileceği belirtiliyor. Karacaören’den Antalya’ya içme suyu verilmesi konusunda Antalya’nın başka su kaynaklarına yönelmesi yada daha önce gündeme getirilen Karacaören 1 ve 2’nin ayrı değerlendirilmesi gibi çözümlere yönelmek mümkün olabilecek.  AKLIN YOLU BİR Karacaören Baraj Gölleri için hazırlanan Özel Hüküm plan taslağı ile ilgili çeşitli kurumların görüşleri alınarak hazırlanan itiraz Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı'ya sunulmuştu.  Vali Vahdettin Özkan imzasıyla Karacaören Barajı özel hükümlerine yapılan itirazda Karacaören I-II Baraj Gölleri Özel Hükümlerinin Isparta’da sanayi, tarım, turizm, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve ulaşım sektörlerinin mevcut faaliyetlerini ve gelecekteki durumlarını olumsuz etkileyeceği ifade edildi.  İtiraz ve çözüm önerilerini içeren metinde şunlara yer verildi. "Özel Hüküm Belirleme Çalışmaları yönteminin Bölgenin jeolojik, coğrafi ve sosyo-ekonomik yapısına uygun değil.  Karacaören II Baraj Gölü içme suyu olarak tahsis edilmesine rağmen Karacaören I Baraj Gölünün giriş ve çıkış suyu parametreleri kıyaslanmadan söz konusu barajlar tek bir içme suyu kütlesi gibi değerlendirilmiştir.   Yerel paydaşların (Orman ve Su 6.Bölge Müdürlüğü, DSİ 18. Bölge Müdürlüğü, Bölgedeki üniversitelerin Su Ürünleri, Ziraat, Maden,  Jeoloji Mühendislikleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Eğirdir Su Ürünleri Enstitüsü, Ticaret ve Sanayi Odaları v.s ) katılımı ile yeniden bir çalışma yapılması gerekir.  Özel Hükümlerden büyük oranda Isparta etkilendiği halde Burdur ve Antalya’da toplantılar düzenlenmesine rağmen Isparta’da herhangi bir toplantı düzenlenmemiştir. MERMERCİLİK TAMAMEN YASAK Suyu kullananın korumakla mükellef olması gerektiği halde yapılması gereken arıtma ve diğer alt yapı tesisleri ile ilgili Antalya Büyükşehir Belediyesine herhangi bir sorumluluk verilmemiştir.  Isparta ilçe, belde ve köylerinde yapılması gereken arıtma ve diğer alt yapı tesislerinin ilgili Belediyelerin ve Isparta İl Özel İdaresinin bütçesi ile kısa ve orta vadede yapılmasının mümkün olmadığı, bu tesislerin Antalya Büyükşehir Belediyesince yapılması ve işletilmesi gerekmektedir.  Mermer ocaklarının suyu kirlettiğine dair ispatlanmış bilimsel bir çalışma olmamasına rağmen Özel Hükümlerde madencilik genel başlığı adı altında Bölge için önemli ekonomik girdi sağlayan mermercilik faaliyetlerinin sınırlandırıldığı veya bazı alanlarda tamamen yasaklandığı görülmektedir.  HAYVANCILIĞA İZİN YOK Isparta merkezde OSB içinde bile olsa endüstriyel atık üreten yeni sanayi tesislerine ve kapasite artışına izin verilmemektedir. Deri OSB’nin deşarj edilen arıtma suyu ile ilgili parametreler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen değerlerin altında olmasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı standartlarına göre daha kısıtlayıcı parametrelerin belirlendiği görülmüştür.  Karayolları ile ilgili ilçe ve köylerin ulaşım alt yapısının iyileştirilmesi ile ilgili ihtiyaçların kısıtladığı görülmüştür. Isparta-Antalya bölünmüş yol projesinin gerçekleşmesini engelleyici hükümlerin yer almaktadır.  Zati ihtiyaç için yöre halkının hayvancılık faaliyetlerine izin verildiği halde mera olarak tescil edilen ve mera kanuna tabi olan alanlarda dahi otlatmaya izin verilmediği görülmüştür.  ORGANİK TARIMA GEÇİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL Yöre dağlık olmasına rağmen Özel Hüküm Çalışmalarında kuşbakışı kuşaklama yapılmasının, suyun kirletilmesine hiç veya dikkate değer etkisi olmadığı halde yakın mesafe koruma alanında bulunan göle kıyı dağların diğer taraflarında madencilik, bitkisel üretim, hayvancılık ve balıkçılık faaliyetlerine önemli ölçüde sınırlamalar getirilmiştir. Kısa ve orta vadede geniş bir alanda organik tarıma geçilmesinin mümkün değildir.  Belediyelerin imar, inşaat ve alt yapı faaliyetlerinin kısıtlanmıştır.  Eko turizm potansiyeli olan bölgede yeni turizm tesisleri yapılmasına izin verilmemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan “Turizm Stratejisi 2023” belgesinde eko-turizm gelişim bölgesine dâhil edilen Isparta’da turizm sektörünün gelişemeden bitmesine neden olacaktır. KARACÖREN 1-2 AYRI DEĞERLENDİRİLSİN  Bu kapsamda Isparta’nın sosyo-ekonomik anlamda duraklamasına ve hatta gerilemesine neden olacak bir durumun ortaya çıkmaması için yerel paydaşların katılımı ile oluşturulacak bir komisyonla Özel Hüküm Çalışmalarının bütüncül olarak yeniden ele alınmasının istendiği itirazda, "itiraz ve öneriler dikkate alınsa bile yerel komisyonla gerekli olan istişareler yapılıp mutabakat sağlanmadan onaylanmamasında ve Karacaören I Baraj gölünün giriş ve çıkış parametreleri kıyaslanarak ve su kalitesini artırıcı tedbirler alınarak özel hüküm kapsamından çıkarılmasında fayda olduğu mülahaza edilmektedir.”  İTİRAZLAR DİKKATE ALINDI Antalya'nın içme ve kullanma suyunu tahsis edilen Karacaören 1 ve Karacaören 2 Baraj Gölleri'nin Havza Koruma ve Özel Hüküm Planı Projesi kapsamında hazırlanan harita askıya çıkarılmasının ardından Isparta Kamuoyunda yoğun eleştirilere konu olmuştu. Askıya çıkartılan Karacaören I ve II Baraj Gölleri Havza Koruma ve Özel Hüküm Planının, sanayi, turizm, kırsal gelişim, tarım ve hayvancılık ile madenciliğe kısıtlama ve engellemeler getireceği belirtilerek ortaya konan itirazlar bakanlık nezdinde olumlu sonuç verdi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğüne kadar ulaştırılan itirazlar sonrası Karacaören ve Beyşehir Gölleri için Özel Hüküm planlarının durdurulduğu bilgisine ulaşıldı.   
Devamını oku... 0
V.N: 992
Devamını oku... 0
V.N: 974
Devamını oku... 0
Isparta Afrika’dan gelen mültecilerin yerleştirildiği pilot iller arasında olmasının yanında iç savaştan kaçarak Türkiye’ye giriş yapan Suriyeli sığınmacılarında yerleştiği iller arasında. Binlerce mülteci ve geçici tarım işçileri ile birlikte bine yakın Suriyeliye ev sahipliği yapan Isparta mülteci ve sığınmacılarla birlikte başlayan sağlık sorunlarının da yaşanabileceği iller arasında yer alıyor.     TEHDİT OLUŞTURABİLİR Suriye’den gelen sığınmacılar ve Afrika’dan gelen mültecilerin sosyal, ekonomik, demografik yapının bozulması gibi olumsuz etkilerinin yanı sıra şimdi sağlık sorunları ortaya çıkardı. Suriye’den gelen sığınmacılarla birlikte Türkiye’de 1998’den buyana görülmeyen çocuk felci vakalarının ve şark çıbanı gibi hastalıkların, Afrika’dan gelen mültecilerle ise polio ve ebola virüslerinin mülteci ve sığınmacıların yoğun olduğu Isparta açısından da tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.  TARAMA YAPILMALI Suriyeli sığınmacılarla birlikte gelen çocuk felcine karşı İstanbul’un 6 ilçesinde daha aşılama kampanyası başlatılırken, Milli Eğitim Bakanlığı ise Afrikalı öğrencilere ebola taraması yapılması yönünde genelge yayınladı. Tabip Odalarından yapılan açıklamada Türkiye geneline yayılan mülteci ve sığınmacıların sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiği belirtilerek mülteci ve sığınmacıların bulunduğu yerlerde sağlık taramaları yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Isparta’da ise bu konuda Halk Sağlığı müdürlüğü tarafından bir çalışma başlatılıp başlatılmadığı bilinmiyor.  SADECE İSTANBUL’LA SINIRLI KALMAMALI Sağlık Bakanlığı’nın İstanbul’da sessiz, sedasız çocuk felcini mop-up (silip süpürme) kampanyası başlattı. Aşılama faaliyeti konusunda yeterince bilgilendirme ve duyuru yapılmaması eleştiri konusu oldu. Ülkemizde 1998’den beri yeni vaka görülmemesine karşın, çok göç alması nedeniyle yeniden görülme riski bulunan çocuk felci nedeniyle başlatılan aşılama kampanyası sığınmacı ve mültecilerin beraberinde getirdikleri sağlık sorunlarını da gündeme getirdi. Suriye’nin yanı sıra polio ve ebola virüslerinin dolaşımının olduğu Pakistan, Afganistan, ve Afrika ülkelerinden gelen insanların yerleştiği Isparta’da sağlık sorunlarının yaşanabileceği iller arasında yer alıyor.  SIĞINMACI BULUNAN İLLER RİSKLİ Çocuk felcine karşı Suriye’ye sınır iller ve İstanbul’da bazı lokal bölgelerde aşılama kampanyası yürütülmesi ise başta Tabip Odaları olmak üzere sağlık sektörü kuruluşlarının tepkisine neden oluyor.  Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Suriye’de çocuk felci görüldüğü açıklamasının ardından Türkiye'de yaklaşık 15 yıldan bu yana çocuk felci hastalığına rastlanmadığına dikkat çekilerek, Türkiye’nin bu hastalıktan arınmış üç ülkeden birisi olduğu fakat yeni vakalarında görülme riski bulunduğu ifade ediliyor.  MÜLTECİ ÖĞRENCİLERE EBOLA TARAMASI Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ilin Milli eğitim Müdürlüklerine genelge gönderilerek Sağlık Bakanlığı ile birlikte Afrika’dan gelen öğrencilere ebola taraması yapılaması gerektiği belirtildi. Isparta’da da yürürlüğe giren genelge ile öğrenci olarak gelen Afrika kökenlilerde ebola taraması yapılacak. Sağlık kuruluşları adına yayınlanan raporda ise sorunun daha geniş çaplı ele alınması gerektiği belirtiliyor. Raporda “Halk Sağlığı Kurumu sorunun boyutunun ve öneminin farkındadır, bulaşıcı hastalıklarla mücadele birikimi, polio eradikasyonu ile ilgili geçmiş deneyimi ile sağlık sistemindeki dönüşüme bağlı yapısal sorunlarla başa çıkmaya çalışmaktadır. Yapısal sorunlara sığınmacı nüfusun eklenmesi işi güçleştirmektedir. Sığınmacı nüfusa yönelik bütünlüklü bir programın olmaması, polio aşı kampanyasında zorluklara yol açmıştır. Yapısal dönüşüm nedeniyle bu nüfusa yönelik program geliştirmede teknik engeller söz konusudur. Sığınmacı nüfusun dahi bilinemiyor olması trajiktir. Sığınmacı nüfus ile ilgili hizmetlerin sadece polio aşı kampanyası ile ilgili olmadığı, hazır sahaya çıkılmış iken kızamık aşılmasının dahi programa eklenememiş olması yapısal sorunların ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Dil sorunu kampanya sırasında bir kez daha karşımıza çıkan önemli bir sorundur. Yine THSK ve HSM tarafından aşı sağlanması; taşıt sağlanması; sağlık çalışanlarının motivasyonu sağlamaya yönelik sembolik ücretlendirme, sosyal destekler,  performans uygulamasına dondurulması gibi teşvikler; halkın kampanyaya hazır hale getirilmesine yönelik yazılı ve görsel medyanın daha aktif kullanımı; sağlık çalışanlarının hazırlığına yönelik daha güçlü bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri; meslek örgütü, üniversite ve uzmanlık derneklerinin desteğini alma konusunda daha erken, daha aktif, doğrudan bir çabanın gösterilmesi mevcut kampanya sürecinden çıkarttığımız dersler kapsamındadır” deniliyor.  
Devamını oku... 0
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayınlanan "Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri" Kitabında Gümüşgün'deki Sinan Dede Türbesinin bira kutulu bir fotoğrafla tanıtılmasını gazetemizin dünkü manşetlerine taşımıştık. Konuya el atan Bakanlık, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile ilgili soruşturma başlattı. Gülses Gazetesi olarak, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayımlanan ‘Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri’ adlı kitaptaki skandalı dün gündeme taşımıştık. Kitabın 230. sayfasında Gümüşgün (Baladız)’de bulunan Sinan Dede (Sinan Baba) türbesi anlatılırken kullanılan fotoğrafta ‘Türbenin penceresine kullanılması için bırakılan mumlar’ açıklaması yazılmış, fotoğraflarda mumların yanında bira kutusu ve deterjan bidonu yer alıyordu.  İşte bu haberin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti. Edinilen bilgilere göre Bakanlık İl Kültür Müdürlüğü ile ilgili olarak soruşturma başlattı. ISPARTA VALİLİĞİ DE SORUŞTURMA BAŞLATTI Isparta Valiliğinden yapılan açıklamada, “Süleyman Demirel Üniversitesinden 7(yedi) akademisyen tarafından hazırlanarak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce basımı yaptırılan “ Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri “ adlı kitapta kullanılan bir türbeye ilişkin fotoğraf ile ilgili gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmıştır” denildi.
Devamını oku... 0
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayımlanan ‘Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri’ kitabında kelimenin tam anlamıyla kültürel bir skandala imza atıldı. Kitabın 230. sayfasında Gümüşgün’de bulunan Sinan Dede (Sinan Baba) türbesi anlatılırken kullanılan fotoğrafta ‘Türbenin penceresine kullanılması için bırakılan mumlar’ açıklaması yazıldı. Fotoğraflarda mumların yanında bira kutusu ve deterjan bidonu yer alıyor.     Nisan ayında yayımlanarak Türkiye’nin dört bir yanına dağıtılan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ‘Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri’ kitabının 230 sayfasına basılan fotoğrafla kültürel bir skandala imza atıldı.   SDÜ akademisyenlerinden Prof. Dr. Kemaleddin Taş’ın başında bulunduğu ekip tarafından hazırlanan kitabın Gümüşgün köyünde bulunan Sinan Baba Türbesini ele alındığı bölümde basılan fotoğrafta ‘Türbenin penceresine kullanılması için bırakılan mumlar’ açıklamasına yer verilerek mumların yanında bira kutusu ve deterjan bidonunun yer aldığı bir fotoğraf kullanıldı.   Gümüşgün Köyü Muhtarı İbrahim Candan yayımlanan fotoğrafı Alevi Bektaşi toplumuna karşı bir provokasyon olarak niteleyerek “Türbelerimizde kesinlikle içki içilmez böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Bizlerin içine girerken saygıdan eşiğine dahi basmadığımız bir yerde içki içiliyormuş gibi gösterilmesi toplumuza karşı bir provokasyonun işaretidir” dedi.   BASKIDAN ÖNCE İNCELENDİ Mİ? İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Nisan ayında çıkardığı 3 ayrı kitabı Isparta’nın yanı sıra Türkiye’nin çeşitli yerlerine de göndermişti. 2000 bin adet basılan kitaplardan biri olan ‘Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri’ incelendiğinde ciddi bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Başında SDÜ Akademisyenlerinden Prof. Dr. Kemaleddin Taş’ın yer aldığı Prof. Dr. Ramazan Uçar, Doç. Dr. Sadık Akdemir, Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin Aygül, Dr. Kevser Çelik, Arş. Gör. Nuran Oğuz Keleş ve Arş. Gör. Muhammed Özdil yer aldığı bir ekip tarafından hazırlanan kitapta Gümüşgün köyündeki Sinan Baba türbesinin içinde bira kutusu fotoğrafı yayımlandı. Fotoğraf kitabın baskıdan önce incelenip incelenmediği noktasında kafalarda soru işaretleri oluşturdu. DİNE YÖN VERİYOR DENİLEN MEKANDA BİRA KUTUSU Isparta Valisi Vahdettin Özkan tarafından sunuş yazısı kaleme alınan kitabın sunuş bölümünde Vali Özkan “Zengin kültürel mirasın harmanlandığı bu topraklar üzerinde yaşamış ilim adamları, kanaat önderleri ve manevi değer atfedilen şahsiyetlere duyulan hürmet ve saygı nedeniyle halkımız tarafından türbe ve ziyaret yerlerine de ayrı bir önem verilmektedir. Bu yerlere yapılan ziyaretler, toplum kültürü ile yaşayan dine de yön verme özelliği göstermektedir. Kutsallık atfedilen bu mekanların, ilimiz genelinde çekim merkezi olmaya devam ettiği gerek bilimsel araştırmalar gerekse sözlü anlatımlar neticesinde bilinmektedir” denilirken kutsal sayılan ve dine yön verdiği söylenen bir türbede bira kutusu resmedilmesine anlam verilemedi.    BUDA MI GELENEKSEL UYGULAMA? Kitabın ikincisi sunuşunu yazan İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç’ın sunumunda ise “Toplum içinde kutsallık arz eden ağaç, taş, su kaynakları vb. yerler ile kanaat önderleri veya dini yönden ilim sahibi kişilere duyulan hürmet ve yaşamışlıklarına verilen değer türbeler ve ziyaret yerleri ile beraberinde yapılan geleneksel uygulamalar, halkbilimin önemli araştırma alanlarından olan halk inanışları içerisinde yer bulmuştur” denilirken türbe içinde bira kutusu fotoğrafı yayınlanması buda mı geleneksel uygulama sorusunu akla getirdi. BİRA RİTÜELİ Kitabı hazırlayan ekibin başında yer alan Prof. Dr. Kemaleddin Taş ise yazdığı önsöz de “Türbeler, evliyalar, kerametler, menkıbeler, vb. hususlar toplum, kültür ve dinin etkileşimi sonucu oluşmuştur…. Dolayısıyla kurtsalın bir tezahürü ve tecellisi olan kutsal mekanların, bu arada ziyaret fenomenin anlaşılması için, söz konusu senkretik yapının açıklanması gerekmektedir. Özellikle ziyaret fenomeni sırasında ortaya çıkan ritüellerin, sembolleştirmelerin anlaşılması için, bu tür açıklamalar önem kazanmaktadır” derken kitaba türbe içinde bira kutusu gösteren bir fotoğraf basması eleştiri konusu oldu.   Provokasyon kokuyor   İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ‘Isparta ve Çevresindeki Türbe ve Ziyaret Yerleri’ kitabındaki fotoğrafı provokasyon olarak değerlendiren Gümüşgün Köyü Muhtarı İbrahim Candan “cami gibi kutsal sayılan bir mekanda Alevi Bektaşi toplumunu içki içiyormuş gibi gösteren bir fotoğraf yayınlanması provokasyon kokuyor” dedi.        Gümüşgün Köyü Muhtarı İbrahim Candan Alevi Bektaşi toplumunda türbelere özel önem verildiğine dikkat çekerek “bizim türbelerimizde kesinlikle içki olayı olmaz. Kitapta Sinan Baba olarak yazışan bizim Sinan Dede olarak söylediğimiz türbe içinde içki kutusu fotoğrafı yer alması camide içki içiliyor denilmesi kadar abestir. Cami gibi kutsal saydığımız bir mekanda, mucizeleri ile toplumda öne çıkmış şahsiyetler için yapılan türbelerimizde içki içiliyormuş gibi gösteren bir fotoğraf yayınlanmasını Alevi Bektaşi toplumuna karşı bir provokasyon olarak değerlendiriyoruz. Sinan Dede türbesi bizim köyümüz içinde yer alan diğer değerli zatların türbeleri arasında da en çok değer verdiğimiz mekandır” dedi.   Yayımlanan fotoğrafın Alevi Bektaşi toplumunu karalamaya yönelik bir girişim olduğunu söyleyen Muhtar Candan “bizim içerisine girerken saygımızdan eşiğine dahi basmadığımız bir mekanda içki kutusu fotoğrafının yer alması provokasyondur” diye konuştu.   
Devamını oku... 0
    Ak Parti’nin önceki dönem Şarkikaraağaç Belediye Başkanı Şafak Ufacık yerel seçimleri değerlendirdi. Ufacık Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının istikrar sürsün anlamına geldiğine belirterek “Vatandaş Ak Partiyi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ı seviyoruz ama Isparta’daki yöneticiler ve milletvekillerinin tavrını tasvip etmiyoruz mesajı verdi” dedi.
Devamını oku... 0
Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri, Isparta'daki apart fiyatlarının yüksekliğinden şikayetçi. Özellikle son yıllarda öğrencilerin en büyük şikayetleri arasında yer alan apart fiyatları, yerinde durmadığı gibi her geçen dönemde artıyor. Sektör temsilcileri bunun nedenini yeterli sayıda apart bulunamamasına bağlarken, öğrenciler ise durumdan kendilerinin mağdur olduğunu söylüyor. Türkiye'nin dört bir yanından okumak için Isparta'ya gelen öğrenciler, apart fiyatlarını oldukça yüksek buluyor. Bu yıl 300 liranın altına düşmeyen apartlara talim olan öğrenciler, her ne kadar daha ucuza oturabilmek için sokak sokak gezse de şehrin en uç noktalarında bile fiyatlar kabarık. Öğrencilerin bu konudaki en büyük şikayeti ise, normal ücreti 400-500 TL olan apart veya ev için kişi başı hesabı yapılıp fiyatların 800 liraya kadar çıkartılması. Devlet imkanlarının yetersiz kaldığına değinen SDÜ'lü öğrenciler, "Öncelikle keşke bizim ne anlatmak istediğimizi daha net irdeleseydiniz. Apartta kalmak zorunda değilsiniz diyorsunuz da, devlet imkanlarının yetersizliği ortada, doğal olarak buna mecbur bırakılıyoruz. Hal böyle olunca da gözünü para bürümüş mülk sahiplerinin eline düşüyoruz.Onlarda bunun gayet farkında. Kaç defa dile getirdik ama tekrar söyleyelim, evde kalın demesi kolay, ev kiralamada sanki farklı mı oluyor? 350-450 TL olması gereken bir ev öğrenci olunca kelle başı hesaba giriyor ve buyurun size 800TL, neymiş efendim tek kişi olunca o kadar kira veremezmiş ama 2-3 kişi olunca verilebilirmiş. Oldu olacak ev sahiplerine aylık gelir beyanında bulunalım da o dengelesin bizim bütçemizi." diyerek tepkilerini ifade ettiler. ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKILMASI GEREKİYOR Isparta ekonomisinin öğrenci ve asker üzerine kurulduğunu ifade eden öğrenciler, "Asgari ücreti aşan kiralardan bahsediyoruz. Deniliyor ki Isparta’da sanayi, turizm, tarım yok. Böyle bir ekonomisi olan kentte bu fiyatlar normal karşılanamaz. Yani her zaman “beğenmeyen gitsin, zorlamı getirdik “ dediğiniz Isparta’nın bir üretimi yok. Biraz düşünüp konuşan zaten bu söylemin ne kadar aptalca olduğunun farkına varır. Isparta’nın ekonomik koşulları ortadayken, tabiri caizse dışarıdan sağlanan tek ekonomik gelir, diğer illerden gelen öğrenciler ve askerler. Bu şehrin öğrencileri sömürmek yerine sahiplenmesi gerekir. Yatak-baza-masa-sandalye konulan ve lüks diye adlandırılan kutu kadar dairelere 700-800 lira fiyat biçilmesine anlam vermek imkansız." diye konuştular.  2010 yılında giriş yapan bir SDÜ öğrencisi ise, "Geldiğim yıl şehir merkezinde bir apartta 2 kişi 40 metrekare bir dairede 650 lira kirayla oturuyorduk.Bugün aynı apartın kira fiyatı 900 lira dolaylarındaymış.Her yıl daha ucuzunu bulabilmek için apartları, apartmanları dolaşıyoruz.Geldiğimiz nokta kira artı yakıtın 800 lira tuttuğudur. Daha ne yeriz ne içeriz, elektrik ve internete kaç lira veririz onu söylemiyorum bile. Kendi dairesini ikiye bölen bir bayan tuvaletsiz eve 750 lira istemişti hatırlıyorum. İYAŞ gibi merkezi bir mevkide 25 yıllık beton tabanlı bir apartmanın kömürlükten bozma bodrum katına 650 lira fiyat çekmişti, hatırlıyorum." dedi.  
Devamını oku... 0
Ak Parti 5. olağan kongre süreci başladı. Kongre süreci ile ilgili Ak Parti İl Başkanı, ilçe başkanları ve il yöneticilerinin katıldığı basın toplantısında kongrelerin ilk basamağı olan delege seçimlerinin tüm köy ve mahallerde 19 Ekim 2014 Pazar günü yapılacağı söyledi. Ak Parti İl Başkanı Osman Zabun yeniden aday olup olmayacağı yönündeki soruya ise “istişare ederek ve milletimizin taleplerini göz önünde bulundurarak aday olup olmayacağımıza birlikte karar vereceğiz” diye cevap verdi.    Ak Parti İl Başkanı Osman Zabun 5. olağan kongre süreci ile ilgili düzenlediği basın toplantısında “AK Parti Siyasi Hayata başladığı 14 Ağustos 2001 tarihinden itibaren aziz milletimize taahhüt ettiği ve bugün Yeni Türkiye olarak tanımladığımız demokratikleşme, refah toplumu, kalkınma, öncü ülke olma, ilerleme ve büyük medeniyetimizi geleceğe taşıma süreçlerinin tamamını siyasi yolculuğunun ve büyük başarı hikâyesinin bir destanı olarak gerçekleştirmektedir. AK Parti demokrasiye, milletin değerlerine, ülkemizin birlik ve beraberliğine gösterdiği sadakatle; darbe kurallarını, vesayet sistemini ve gerileme dönemlerini sona erdirmiştir. AK Parti Kurucu Genel Başkanı, Lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bu büyük davaya inanmış kadrolarıyla birlikte yüzyılımızın ilk 13 yılında kimsenin hayal bile edemediği 1. atılımı gerçekleştirmiştir. Bu atılımın kaynağı demokratik meşruiyet, siyasal meşruiyet ve 9 seçimde milletimizin ortaya koyduğu büyük destektir. Şimdi hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023’te 2. atılımı tamamlamaktır” diye konuştu.  AK PARTİ YAPILAMAZ DENİLENLERİ YAPTI Kongre süreçlerinde yol haritalarını belirlediklerini söyleyen il Başkanı Zabun “AK Parti bütün başarısını, yol haritasını belirlediği Birinci Olağan, İkinci Olağan, Üçüncü Olağan, Dördüncü Olağan ve Birinci Olağanüstü Kongre Süreçlerinde ortaya koymuş olduğu ilke, felsefe ve bunun üzerinden milletle imzaladığı sarsılmaz güvene dayalı sözleşme ile sağlamıştır.  AK Parti ülkemizin siyasi tarihine ‘Yükseliş Dönemi’ olarak kaydedilecek bu süreçte gayretli ve inançlı çalışmalarla birçok ‘Yapılamaz’ denilen icraatı gerçekleştirdi. Hayaller gerçek oldu. Ülkemizin ve insanımızın gelecek ümidini pekiştirdi. Memleketimizin çehresini değiştirdi. Ekonomiden sağlığa, eğitimden ulaşıma, adaletten emniyete kadar her alanda ülkemize ve insanımıza yakışır hamleler ortaya koydu. Başlatılan, bitirilen ve hala devam eden büyük projelerle insanımıza haklı bir özgüven kazandırdı. Ekonomimiz büyüdü, Türkiye bölgemizde ve dünyada itibarlı ve güvenli bir ülke haline geldi” dedi.  TÜRK SİYASİ TARİHİNE DAMGASINI VURDU İl Başkanı Osman Zabun demokratik hayatın örnek partisi olduklarını belirttiği açıklamasında “AK Parti ülkemizin karanlık bir döneminde milletimizin sinesinden milletimizin değeri olarak aydınlıklara ulaşmak için kurulmuştur. Bu nedenle; demokratik hayatımızın örnek partisi olmuştur. Siyaset yapma anlayışı, seçmenleri, üyeleri ve yöneticileriyle geliştirdiği iletişim modeli siyasi etkinliklerde ortaya koyduğu disiplin ve düzen ülkemizde ve tüm dünyada takdir edilmektedir. Bu felsefe siyasi hayatımızdan ‘Ben Fikri’ni çıkartmış ‘Biz, Ülkem ve Davam’ anlayışını getirmiştir. Birinci Olağanüstü Büyük Kongremiz süreciyle, yapılışıyla ve sonucuyla bunun en mümtaz ve en yakın örneğidir.  AK Parti Birinci Olağanüstü Büyük Kongresiyle, ülkesine ve dünyaya ortak akılla birlikte istikrara, güvene ve büyük hedeflerine olan vazgeçilmez bağlılığının mesajını vermiştir.  AK Parti, Birinci Olağanüstü Kongresiyle aynı salonda halkın oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kongrede tüm katılanların ortak ittifakıyla seçilen Genel Başkanı ve Başbakanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun ortaya koyduğu örnek tablo ile Türk Siyasi Tarihine damgasını vurmuştur” şeklinde konuştu.  ÇÖZÜM SÜRECİ VURGUSU Ak Parti İl Başkanı Osman Zabun açıklamasına şu şekilde devam etti. “AK Parti’nin önümüzdeki hedefi; başlayan Beşinci Olağan Kongre Sürecimizle birlikte 2015 seçimlerinden başarıyla çıkmak, milletimize söz verdiğimiz gibi 2023, 2053, 2071 Türkiye’sine istikrarla, huzurla, gelişmeyle ve selametle ulaşmaktır. Milletimizin bizden beklentisi budur. Bugüne kadar siyaseti güçlendiren ve itibar kazandıran partimiz Beşinci Olağan Kongresinden elde edeceği güç, birlik beraberlik anlayışı ve kongrelerden çıkaracağı enerji ile milli iradeyi hâkim kılmaya devam edecektir.  Kongrelerimiz Türkiye’mizin büyük hedeflere ulaşmasının kaynağıdır.  Kongrelerimiz çözüm süreci irademizin kaynağıdır. Kongrelerimiz; Yeni Türkiye’nin vazgeçilmez ihtiyacı olan Yeni Anayasanın Aziz Milletimizle buluşturulma iradesinin kaynağıdır. Kongrelerimiz tüm vesayet kalıntılarının, paralel yapının, milletimize musallat olan tüm musibetlerin tasfiye edilmesinin kaynağıdır. Kongrelerimiz yeni Türkiye yolunda atılacak adımların, gerçekleştirilecek mimarinin meşruiyet kaynağıdır.  Kongrelerimiz öncü Türkiye’nin, tam demokrasinin, yükselen ekonominin, eşit vatandaşlığın, millet-devlet muhabbetinin kaynağıdır.  Kongrelerimiz büyük medeniyetimizin tüm değerleriyle milletimizle buluşma ve geleceğe taşınma iradesinin kaynağıdır.  Nihayetinde kongrelerimiz, 2015 seçimlerine hazırlandığımız bu dönemde aziz milletimizden yeniden güç alacak partimizin ve teşkilatlarımızın tazelenme, yenilenme, kuvvet kazanma, 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşma iradesinin kaynağıdır. Ve kongrelerimiz millet egemenliğinin, millet iradesinin ve millet iktidarının kaynağıdır.  DELEGE SEÇİMLERİ 19 EKİMDE  Gerçekleştirilecek olan 5. Olağan Kongre takvimi 15 Eylül 2014 tarihinde başlamıştır. 22 Şubat 2014 tarihinde il kongrelerinin sonuçlanması ile Büyük Kongreden önceki süreç tamamlanmış olacaktır. 5. Olağan Kongre sürecimizin ilk ve en önemli aşaması köy ve mahalle delege seçimleridir. Delege seçimleri parti içi demokrasinin temel taşıdır. Bunun için delege seçimleri köy, mahalle ve beldelerimize kayıtlı tüm üyelerimizin katılımı ile mahallinde ve sandık konularak yapılacaktır. Delege seçimleri partimizin ve toplumumuzun her kesimini kucaklayan adil bir anlayış ile Tüzüğümüzde ve Yönetmeliğimizde belirtilen kıstaslar ve ilkeler göz önüne alınarak gerçekleştirilecektir. İlimiz ve İlçemizdeki delege seçimleri tüm köy ve mahallerimizde 19 Ekim 2014 Pazar günü aynı gün ve saatte yapılacaktır. Böylece parti içi demokrasinin ve seçmenimizle bütünleşmenin en önemli temeli köy ve mahallerimizde atılmış olacaktır. Daha sonra Kongre takvimine uygun olarak 1 Kasım – 31 Aralık 2014 tarihleri arasında İlçe Kongreleri ve 22 Kasım 2014 – 22 Şubat 2015 tarihleri arasında da İl Kongreleri gerçekleştirilecektir. BÜYÜK HEDEFLERE ULAŞACAĞIZ Kurucu Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ve Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan seçilmesi ile Yeni Türkiye’nin kapıları ardına kadar açılmıştır. Türkiye, bu yeni dönemde güçlü, demokratik, müreffeh ve saygın bir ülke olma hedefine daha büyük bir azimle yürüyecektir. Bu kutlu yürüyüşte Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun öncülüğünde tüm teşkilatlarımızla yekvücut olarak büyük hedeflere ulaşacağız. AK Parti, bu yeni aşamada milletin sesi olmaya devam edecektir. Daima milletimizin yanında olmaya, milletimizin dilini konuşmaya, onunla olan gönül bağını korumaya devam edecektir. 5. Olağan Kongre çalışmalarımızın partimize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.  ADAYLIĞI KONUSUNDA RENK VERMEDİ İl kongresi tarihi ve yeniden aday olup olmacağı yönündeki soruları yanıtlayan Zabun “İl kongresi ile ilgili öngörülen bir tarih var aklımızda ama İl kongreleri İlçe kongreleri tamamlanmadan gerçekleştirilmiyor. İlçe kongresinde İl kongrelerinin delegeleri de belirleniyor. O yüzden İlçe kongrelerini tamamladıktan ve süreç kesinleştikten sonra İl kongremizi o çerçevede yapacağız. Yapacağımız İl Kongreleri, Başbakanımızın programına uygun olacak.  Bizim meselemiz bir dava meselesidir. Bu koltuğu işgal etmek gibi bir meselemiz yok. Milletimiz ile beraber omuz omuza çıktığımız bu yolda bize düşen görev yetkililerin bize verdiği görevleri en layıkıyla yerine getirmektir. Bizim bu yolda devam edip etmeyeceğimize daha önce olduğu gibi bundan sonraki süreçte de istişare ile milletimizin talepleri göz önünde bulundurularak birlikte karar verilecektir” dedi.   
Devamını oku... 0
Isparta’nın 755 yataklı Şehir Hastanesinin yapımını üstlenen Akfen Holding yöneticileri projenin detaylarını açıkladı. 25 yıl boyunca hastanenin tıbbi tedavi dışındaki tüm işlerini yaptıracak olan Akfen Holdingin daha önce Kamu Hastaneleri Kurumu tarafından ihale ile yaptırılan hizmet alımlarını da yapacak olması yerel basının en önemli gelir kalemi olan ihale ilanlarının da ortadan kalktığını gösterdi.   Yapımı Akfen İnşaat tarafından üstlenilen Isparta Şehir Hastanesi projesini anlatmak için basın toplantısı düzenleyen Akfen İnşaat yöneticileri yerel basına acı reçete yazdı. İnşaat süreci sonunda hastanenin tıbbi tedavi hizmetleri dışında tüm işlerinin Akfen Holding tarafından yapılacağı belirtildi. Böylece daha önce Kamu Hastaneleri Kurumu tarafından ihale ile yaptırılan çok sayıda hizmet alımı işinin de ihalesiz olarak özel sektör tarafından yaptırılacağı ortaya çıktı. Yerel basına ciddi bir darbe vuracak olan uygulama yılda yaklaşık 1 milyon TL’lik hizmet alımı işinin ilana çıkılmadan yapılması sonucunu doğurdu.    MANŞET İÇİ KUTU--- MANŞET İÇİ KUTU İşte Isparta Şehir Hastanesi Yatırım İşletme A.Ş. Tarafından ihalesiz olarak sağlanacak hizmetler •Bina ve Arazi Hizmetleri, Olağanüstü Bakım ve Onarım Hizmetleri, Ortak Hizmetler Yönetimi, Yer ve Bahçe Bakım Hizmetleri •Mefruşat Hizmetleri, Diğer Tıbbi Ekipman Destek Hizmetleri •İlaçlama Hizmetleri, Otopark Hizmetleri •Temizlik Hizmetleri, Güvenlik Hizmetleri •Hasta Yönlendirme/Resepsiyon/Yardım Masası/Taşıma Hizmetleri •Çamaşırhane Hizmetleri, Yemek Hizmetleri •Atık Yönetimi Hizmetleri •Hastane Bilgi Yönetim Sistemi Hizmetleri •Laboratuvar Hizmetleri, Görüntüleme Hizmetleri •Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon Hizmetleri •Rehabilitasyon Hizmetleri Bunların dışındaki Tüm Tıbbi Tedavi ve Hizmet Sorumlulukları T.C. Sağlık Bakanlığına ait olacak.   TAM KADRO TOPLANTI   Akfen İnşaat tarafından yatırımı yapılacak olan 755 yatak kapasiteli Isparta Şehir Hastanesi kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantıları, il yöneticileri, kamu, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, özel sektör temsilcileri ve basın mensuplarının katılımı ile 9-10 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleştirildi. Akfen Holding adına Akfen Holding Murahhas Azası İrfan Erciyas, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Selim Akın, Akfen Inşaat Genel Müdürü Coşkun Mesut Ruhi, Akfen İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Erkan Erciyas, Akfen İnşaat Proje Müdürü Cem Ortakçı ve Akfen İnşaat Proje Koordinatörü Köksal Eren’in katıldığı toplantıda Isparta Şehir Hastanesi projesinin detayları anlatıldı.   ISPARTA ŞEHİR HASTANESİ PROJESİ TANITILDI Türkiye’nin önemli şirketlerinden biri olan Akfen İnşaat tarafından kamu-özel sektör işbirliği (PPP) modeli ile yatırımı üstlenilen 755 yatak kapasiteli Isparta Şehir Hastanesi’nin proje tanıtım toplantısı Barida Hotel’de yapıldı.  Akfen Holding Murahhas Azası İrfan Erciyas ve Akfen İnşaat Genel Müdürü Coşkun Mesut Ruhi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılara, Isparta Valisi Vahdettin Özkan ve kamu, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının üst düzey yöneticileri ile özel sektör temsilcileri katıldı.  AKFEN 573 MİLYON TL YATIRIM YAPACAK Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Akfen Holding Murahhas Azası İrfan Erciyas, Isparta Şehir Hastanesi’nin yatak kapasitesi, teknolojik imkanları ve sahip olduğu diğer alt yapı özellikleri ile son derece modern bir şehir hastanesi olacağını söyledi. İrfan Erciyas, “Akfen İnşaat olarak, projenin tasarım, finansman, inşaatı, ekipman tedariği de dahil olmak üzere işletmeye hazır duruma getirilmesinden sorumluyuz. İnşaat dönemi boyunca Sağlık Bakanlığı hiçbir bedel ödemeyecek” dedi. Şehir Hastanesi projesinin entegre yapısı ile sadece Isparta’nın değil bölgenin en büyük sağlık merkezi olacağını ifade eden İrfan Erciyas, “Kamu-Özel ortaklığı (PPP) iş modeli ile yapılacak yatırımın tutarı 573 milyon TL olacak. İnşaata başladıktan sonra iki yıl içinde Şehir Hastanesi’ni hizmete açmayı hedefliyoruz” diye konuştu.  İŞLETME SÜRESİ 25 YIL  Proje tanıtım toplantısında konuşan ve projenin teknik özellikleri hakkında bilgilendirmelerde bulunan Afken İnşaat Genel Müdürü Coşkun Mesut Ruhi “Şehir Hastanesi’nin198 bin metrekare alana yapılacağını söyledi. Coşkun Mesut Ruhi,“Genel hastane bölümü 450, kadın doğum ve çocuk hastanesi bölümü ise 305 olmak üzere proje toplamda 755 yatak kapasiteli olacak. Ayrıca proje kapsamında 18 adet ameliyathane ve 204 adet poliklinik yer alacak. 67 bin metrekarelik kapalı otopark alanı 2 bin 262 araç kapasitesine sahip olacak” dedi.  MEVCUT HASTANE ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRİLECEK Deprem izalatörleri ile yapılacak olan binanın en güçlü depremlerde dahi sarsıntı hissetmeyeceği belirtilen açıklamada yapılacak hizmet alımı işlerinde mevcut hastanelerde çalışan konumunda olan şirket işçilerinin tecrübeleri göz önünde bulundurularak değerlendirileceği ifade edildi. Şehir Hastanesi yanında yer ticari alana yapılacaklar konusunda henüz net bir karara varılmadığını söyleyen Akfen Holding Murahhas Azası İrfan Erciyas “bu konuda Ticaret Sanayi Odasının da fikirlerini sorduk. Ticari alan olarak ayrılan bölüme hem 60 bin üniversite öğrencisi hem de çevre illerden gelecek hastaları da düşünerek konaklamaya yönelik bir tesis düşünebiliriz. Bu konuda sizlerden gelecek fikirlere de açığız.  Hastane çevresindeki esnaflar trafiğin ciddi anlamda yoğunlaşacağı konusunda tereddütlü. Bir trafik yoğunluğu olacaktır. Fakat geniş bir otopark alanı olan hastane arazisinin bu yoğunluğu kaldırabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.      Rakamlarla Isparta Şehir Hastanesi •Toplam Yatak Kapasitesi : 755 oGenel Hastane : 450 oKadın Doğum ve Çocuk Hastanesi : 305 •Toplam Kapalı İnşaat Alanı : 197.649m2 •Teşhis Tedavi ve Yataklı Katlar : 129.789m2 •Kapalı Otopark Alanı : 67.860 m2 •Toplam Poliklinik Sayısı : 204 •Toplam Ameliyathane Sayısı : 18 •Ameliyathane : 16 •Doğum Ameliyathanesi : 2 •Toplam Kapalı Otopark Araç Kapasitesi : 2.262 •İnşaat Süresi : 2 Yıl •İşletme Süresi : 25 Yıl •Yatırım Bedeli : 573 Milyon TL  
Devamını oku... 0
Isparta ve Antalya sınırlarında yapımı sürdürülen Kasımlar Barajı ve HES projesine karşı yöre köylülerinin açtığı davada, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile HES şirketi yanında müdahil olan köy muhtarlarının HES şirketinde çalışıyor gösterilerek maaşa bağlandığı iddia edildi.  İddialarla ilgili soruları yanıtlayan Darıbükü köyü Muhtarı Mehmet Avcu, gününün üçte ikisinin HES şirketi için harcadığını belirterek, “ben köylüye hizmet ediyorum. Sorunların çözülmesi için uğraşıyorum. Şirket sadece sigortamı yatırıyor” diye konuştu.  Isparta ve Antalya sınırlarında, Yukarı Köprüçay Havzası’nda iki yıl önce inşasına başlanan Kasımlar Barajı ve HES projesi, iki ilde toplam altı köyü etkileyecek. Isparta Sütçüler’e bağlı Darıbükü köyünün büyük kısmı ise baraj tamamlandığında su altında kalarak haritadan silinecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012 Temmuz’unda ÇED Olumlu Kararı verdiği projeye karşı yöre köylüleri Eylül 2012’de Isparta İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak bir süre sonra yöre halkını şaşkına çeviren bir gelişme yaşandı. Baraj projesinden doğrudan etkilenecek olan Isparta sınırındaki Darıbükü, Kasımlar, İbişler, Çukurca ve Kesme köyleriyle Antalya sınırındaki Yeşilbağ köyünün muhtar ve belde belediye başkanları köylülerin açtığı davada, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile HES şirketinin yanında yer aldıklarına dair mahkemeye talepte bulundular.  ‘MUHTAR HES ŞİRKETİNDE ÇALIYOR’ İDDİASI Yetki karmaşası dolayısıyla bir süre sonra Danıştay 14. Dairesi’nin doğrudan üstlendiği Kasımlar Barajı davasında geçtiğimiz 2014 Temmuz’unda bilirkişi incelemesi yapıldı. Ancak keşif sırasında ilgili bakanlık ve HES şirketi yanında tam kadro hazır bulunan köy muhtarlarıyla ilgili tartışmalar bitmedi. Köylülerin iddialarına göre Darıbükü köyü Muhtarı Mehmet Avcu’nun, iki yıldır HES şirketinde ‘takograf’ kadrosunda çalışıyor gibi gösterilerek sigortasının yatırıldığı öne sürüldü.  HES ŞİRKETİ MUHTAR İÇİN İKİ YILDA 46 BİN LİRALIK PİRİM YATIRMIŞ İddialarını belgeleriyle de kanıtlayan köylüler, 57 yaşındaki Darıbükü muhtarı Avcu’nun, 13. Kasım 2012 tarihinden bu yana HES şirketinde çalışan gösterildiğini ortaya koydular. Buna göre üst seviyeden sigorta pirimi yatırılan Muhtar Avcu adına şirketin iki yıldır yatırdığı toplam pirim tutarı 46 bin 354 TL’yi buluyor. Tartışmaların odağındaki muhtar Mehmet Avcu’nun HES şirketince ‘çalışan’ gösterilmeye başlandığı 13. 11. 2012 tarihi ile muhtarın bakanlık ve şirketten yana davaya müdahil olduğu tarih arasında yalnızca bir hafta bulunması ise dikkat çekiyor. Kayıtlara göre halen HES şirketinin çalışanı görünen muhtar Avcu, baraja karşı açılan davada Bakanlıktan yana müdahil olmak için diğer muhtarlar ile birlikte Mahkemeye verdiği dilekçede, projenin çevreye bir zarar vermeyeceğini öne sürerek, ÇED kararının iptal edilmemesini talep etmişti.  Köylülerin iddialarına göre ayrıca Bakanlık ve şirketten yana davaya müdahil olan diğer muhtarların da baraj şirketinden doğrudan ya da dolaylı olarak çıkar sağladığı öne sürülüyor.  HEDEFTEKİ MUHTAR AVCU: ‘SADECE SİGORTAM YATIRILIYOR’ Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Darıbükü köyü Muhtarı Mehmet Avcu, HES şirketine karşı köylünün haklarını savunduğunu öne sürerek, “memleketin her sorunu çözüldü de bir tek bizim bu işimiz mi kaldı? Ben günümün üçte ikisini bu şirketin işlerine harcıyorum. Köylünün önüne düşüp derdine koşuyorum. Emekliliğime az kaldı, şirket sadece benim sigortamı yatırıyor. Bir de traktör satın alıp sürücü tuttum, o da şirketin inşaat işlerinde çalışıyor. Bu tür olaylar bir tek bizde değil, her yerde yaşanıyor” dedi.  ‘BEN SORUNLARLA UĞRAŞIYORUM’ Köylülerin eleştirilerine tepki gösteren Muhtar Mehmet Avcu, su altında kalacak olan Darıbükü köyünün evlerinin yerine köyün yukarısında yenilerinin yapılacağını, bu konuda Isparta İl Özel İdaresi yetkililerinin bir süre önce köye gelerek inceleme yaptıklarını da belirterek, “ben asıl bu sorunlarla uğraşıyorum. Şirket evlerin yapılacağını taahhüt etti. Su altında kalacak olan cami, yol, köy odası ve köprü gibi diğer kamu yapılarını da devlet yapacak” diye konuştu.  KÖPRÜÇAY PLATFORMU: ‘TOPLUMSAL ÇÜRÜMENİN AÇIĞA ÇIKMASI’ Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada ise, Türkiye’deki HES gerçeğinin toplumsal çürümeyi de çarpıcı biçimlerde açığa çıkardığı öne sürülerek şöyle denildi: “Yukarı Köprüçay’da yaşanan ve yöre muhtarlarının adının karıştığı skandal, kamu adına hizmet yapması için devletin mührünün teslim edildiği sorumluların kişisel çıkarlarını halkın ve kamunun çıkarlarının üstünde gören toplumsal çürümenin bir yansımasıdır. Konuyla ilgili olarak yetkililerin bir an önce harekete geçmesini ve toplumsal vicdanı yaralayan olay hakkında gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Yöre halkının tepkisini çeken olayın sonuna kadar takipçisi olacağımız.” 
Devamını oku... 0
Isparta Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü’nün ortaklaşa sürdürdüğü altyapı ve dayanıklı asfalt çalışmaları kapsamında Binbirevler ve Batıkent Mahallelerine de bisiklet yolları yapılacağı belirtildi.  Konu ile ilgili Isparta Belediyesi Basın Müdürlüğünden yayınlanan bildiri de şunlara yer verildi. “Isparta Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü’nün ortaklaşa sürdürdüğü altyapı ve dayanıklı asfalt çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda Binbirevler ve Batıkent Mahalleleri arasında kalan 5.5 km’lik yolda yapılan çalışmalar son aşamaya geldi. Yapılan çalışmalar kapsamında altyapısı tamamlanan 238 cadde ile 4787 sokaktaki dayanıklı asfalt çalışmaları tamamlandı. Yine 263 Cadde’nin yarısı dayanıklı asfaltla kaplanırken, 4762, 4759 ve 4725 sokaklardaki çalışmalar ise devam ediyor.  Yapılan çalışmaları MHP İl Başkanı İsa Yalçın ile birlikte yerinde inceleyen Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, uzun menzilli birkaç cadde ve sokağı aynı anda bitirme aşamasına geldiklerini daha önce açıkladığı 4.5 km’lik yol ağını 5.5 km’ye çıkardıklarını dile getirdi.  Kurban Bayramının hemen ardından bir hafta içerisinde çalışmaların tamamlanacağını duyuran Başkan Günaydın, 3,5 ay sürebilecek bir çalışmayı çok kısa sürede tamamlayarak halkın hizmetine sunduklarını kaydetti. Binbirevler ve Batıkent Mahallelerinde yapılan çalışmalar esnasında yer yer 2-3 cm kalınlığında asfaltla karşılaştıklarına değinen Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, kendilerinin ise 14 cm kalınlığında asfalt döktüklerine dikkat çekti.  Yaptıkları dayanıklı asfalt çalışmalarının hep geleceği düşünerek planlandığını kaydeden Başkan Günaydın, “Bizim asfaltımızın dayanmadığını söyleyenler çalışmalarımızın ortada olduğunu görüyorlar” derken, Karayolları tarafından yapılan çevre yolu asfaltının 6 ay içerisinde bozulduğuna işaret etti. BİNBİREVLER –BATIKENT’E DE BİSİKLET YOLU Binbirevler ve Batıkent Mahallelerinde yapılan ana cadde çalışmalarının ardından bu caddelerde de bisiklet yolları yapılacağını kaydeden Başkan Günaydın, bugüne kadar bu caddelerde yaptıkları çalışmalar neticesinde 550-600 ton civarında bitüm kullanıldığını yine binlerce tonluk stabilize serdiklerini kaydetti. Günaydın, şu ana kadar yaptıkları 200 km’lik dayanıklı asfalt çalışması kapsamındaki bitüm harcamalarının toplamının 25 milyon lira civarında olduğunu söyledi. Günaydın yine şu ana kadar yapılan bu çalışmaları vatandaşlara yansıtmadıklarını ve şereflendirme, asfalt parası almadıklarını belirterek, “Biz vatandaşlarımızın kazanmasını istiyoruz. Bizden önce yapılan çalışmaların karşılığında asfalt bedeli olarak çok yüksek miktarlarda vatandaşlarımızdan para alınıyordu” dedi.  Fen İşleri Müdürlüğü ve Su Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü’nün çalışmalarını gün ayrımı yapmaksızın geç saatlere kadar sürdürdüğünü kaydeden Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, bu çalışmaların karşılığında bereket elde ettiklerini ve zamandan da kazançlı olduklarını söyleyerek yapılan çalışmaların Binbirevler ve Batıkent Mahallesi sakinleri ile birlikte tüm Ispartalılara hayırlı olması temennisinde bulundu.  GENEL BAŞKAN BAHÇELİ ISPARTA’YA GELİYOR Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın ile birlikte yapılan çalışmaları inceleyen MHP İl Başkanı İsa Yalçın’da Isparta’nın yapılan çalışmalar karşılığında önemli bir kazanç elde ettiğini söyledi.  Isparta Belediyesinin önemli yatırım ve çalışmalarının bulunduğunu ve bu çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade eden İl Başkanı İsa Yalçın, MHP teşkilatı olarak Isparta’ya yapılan yatırımlardan dolayı Başkan Günaydın’a teşekkür ettiklerini söyleyerek, yapılan çalışmaları gururla takip ettiklerini dile getirdi.  ‘Isparta Belediyesi’nin yapmış olduğu çalışmalar karşısında hemşehrilerimiz seviniyor’ diyen MHP İl Başkanı İsa Yalçın, “Bizde teşkilat olarak böyle güzel çalışmaları gerçekleştiren Belediye Başkanının MHP’li olmasından dolayı da ayrıca sevinç duyuyoruz” şeklinde konuştu.  Isparta Belediyesi’nin bir döneme sığmayacak işleri kısa bir süreye sığdırmasını ve bunları yaparken, yapılan çalışmaların maliyetini halka yüklemeden gerçekleştirmesinin de ayrıca önem taşıdığını kaydeden İsa Yalçın, “Belediye Başkanımıza emeğinden ve bizlere de böyle bir sevinci yaşatmasından dolayı tekrar teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu.  Isparta Belediyesi’nin yapmış olduğu çalışmaların MHP Genel Merkezi’nce de yakından takip edildiğini kaydeden İl Başkanı İsa Yalçın, “Genel Başkanımız Isparta’yı adım adım takip ediyor. Ekim ayı içerisinde Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Isparta Belediyemizin yapacağı yeni tesislerin temel atma ve bazı yatırımların açılışlarını yapmak üzere Isparta’ya gelecek” diyerek böyle bir planlamanın yapıldığını dile getirdi.”   
Devamını oku... 0
SDÜ Teknoloji Fakültesi İmalat Mühendisliği bölümüne açılan araştırma görevlisi kadrosuna Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Kayacan’ın oğlunun atanması etik tartışmalarına neden oldu. Ön değerlendirmede başvuru yapan 4 adaydan sadece rektör yardımcısının oğlu Mevlüt Yunus Kayacan’ın başvuru yeterliliğine sahip olduğu iddia edildi.    Süleyman Demirel Üniversitesinde Teknoloji Fakültesi İmalat Mühendisliği bölümüne araştırma görevlisi alımı için yapılan sınav tartışmalara neden oldu. SDÜ öğretim üyesi dışında öğretim elemanı kadrolarına naklen veya açıktan yapılacak atamalarda uygulanacak merkezi sınav ile giriş sınavlarına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca yapılan sınavda SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Kayacan’ın oğlu Mevlüt Yunus Kayacan araştırma görevlisi olarak SDÜ’ye alındı. Sınavda master ve doktora öğrencilerinin yok sayılayarak İmalat Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yapıyor olma şartı aranması nedeniyle sınava başvuran diğer adaylar ön değerlendirmeden geçemedi.   KİŞİYE ÖZEL İLAN SDÜ’den Osman İpek, Bekir Yalçın ve Oğuz Çolak’ın jüri olarak görev yaptığı sınav başvuru şartlarına İmalat Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yapıyor olma şartı konuldu. Master ve doktora yapmış kişilerin başvuru yapamadığı Araştırma görevlisi alım sınavına ön değerlendirme için 4 kişi müracaat etti. 4 kişi arasından İmalat Mühendisliğinde yüksek lisans yapan tek kişi Rektör yardımcısının oğlu olduğu için diğer isimler giriş sınavına girme hakkı kazanamadı. İmalat Mühendisliği bölümü için aynı bölümde yüksek lisans yapıyor olma şartı getirilmesi kişiye özel ilan tartışmalarını gündeme getirdi. AYNI ADAY BİR YIL ÖNCE UYGUNDU  Giriş sınavına katılmak için başvuru yapan dört kişiden biri olan Muzaffer Tacettin Küllaç’a geçen yıl yapılan Teknoloji Fakültesi İmalat Mühendisliği bölümüne araştırma görevlisi alımı sınavına katılma şartlarını taşıyor şeklinde onay verilmiş olması da cabası. 20.08.2013 tarihinde İmalat Mühendisliğine araştırma görevlisi alımı için yapılan sınavın ön değerlendirme sonuçlarında Muzaffer Tacettin Küllaç giriş sınavına katılmaya hak kazandı şeklinde değerlendirilmiş. ETİK Mİ? Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Kayacan’ın oğlu Mevlüt Yunus Kayacan tek aday olarak araştırma görevlisi alımı sınavı ile Teknoloji Fakültesi İmalat Mühendisliğinde Araştırma görevlisi oldu. SDÜ’de araştırma görevlisi alımı için akrabaya özel kadro açıldığı ve rektör yardımcısının oğlunun tek aday olarak belirlenerek diğer adayların elenmesinin etik dışı olduğu tartışmaları başladı.     
Devamını oku... 0